Teknoloji
Moderator
Özgür Özel, Anıtkabir'e üzerinde adının yanında "CHP Genel Başkanı" yazan çelenk bırakmak isteyince gerginlik yaşandı. Özgür Özel, Kurban Bayramı’nın 4’üncü gününde CHP Ankara İl Başkanlığı’nın önünde bayramlaşma töreni gerçekleştirdi. Törenin ardından Özgür Özel, etkinliğe katılanlarla Anıtkabir’e yürüdü.
Özel’in Anıtkabir’e gerçekleştirdiği ziyaret önceden planlanan resmi bir tören olmadığı için Atatürk mozolesinin olduğu alana katılımcıların girişine izin verilmedi.
Özel, Atatürk mozolesine bıraktığı çelenkte yazan Cumhuriyet Halk Partisi yazısı üstüne "CHP Genel Başkanı Özgür Özel" yazısını ekledi.
Anıtkabir'de görevli askerler bu duruma müdahale etti. Saygı duruşunun tamamlanmasının ardından görevli asker, çelengin üzerindeki yazıyı kaldıracakken Özgür Özel yazıyı aldı ve bir kez daha katlayarak korumalarına verdi.
"ÖZGÜR BEY CHP TABININI KIŞKIRTIYOR"
Anıtkabir’de yaşanan çelenk tartışması gündemdeki yerini korurken, Devlet Eski Bakanı Mehmet Sevigen’den dikkat çeken açıklamalar geldi. CNN TÜRK ekranlarında konuşan Sevigen, Özgür Özel’in çelenge 'CHP Genel Başkanı Özgür Özel' yazısı eklemesine tepki gösterdi. 'Cumhuriyet Halk Partisi’nden kimse büyük değildir' diyen Sevigen, Anıtkabir’in ve Atatürk’ün CHP için 'kırmızı çizgi' olduğunu vurguladı.
Devlet Eski Bakanı Mehmet Sevigen'in açıklamaları şöyle;
"Çok üzgünüz. Ben Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanlığı konumunda bulunmuş bir insanım. Atatürk bizim kutsalımızdır. Anıtkabir bizim kutsalımızdır. Buradaki problem yazı değil. Oradaki problem şu: Oradaki taşlı aralıklar vardır. Hatta Aslanlı Yol’dan giderken biliyorsunuz, orada böyle cümbür cemaat, hurra gibi yürünmez. İnsanlar yürürken ayakları yere çakılmasın diye hep başları önde olur. O, Atatürk’e bir saygıdır. O taşların aralıklı olması da bunun içindir. Orada yürürken Atatürk’e saygı görüntüsü var mıydı Allah aşkına? Sanki “Hadi gidelim, gereğini yapalım” gibi bir hava vardı.
Ben mesela çok üzülüyorum. Bu konuları eleştirmek istemiyorum ama Mustafa Kemal Atatürk ve Anıtkabir, dediğim gibi Cumhuriyet Halk Partisi’nin kırmızı çizgileridir. Buraya böyle elini kolunu sallayarak, Dingonun ahırı gibi gidemezsin. Giremezsin.
Zaten çelengin üzerinde bir kişinin değil, kurumun adı yazar. Onun kuralları vardır, gelenekleri vardır. Oradaki askerler bizim kutsallarımızdır. Onlar Atatürk’ü bekliyorlar. Onlara karşı ayrı bir saygınlığımız vardır. Hem ikinci genel başkanımız İsmet Paşa’nın mezarının başında nöbet tutuyorlar hem de Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün huzurunda nöbet tutuyorlar. Onlar bizim kutsallarımızdır.
Yani ben gideceğim, kendi reklamımı koyacağım… Cumhuriyet Halk Partisi’nden büyük müsün? Orada Özgür Özel, Cumhuriyet Halk Partisi amblemini koymuyor; “Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı” ifadesini koyuyor. Cumhuriyet Halk Partisi’nden kimse büyük değil. O havaya girmenin bir anlamı yok. Bir genel başkan, cebinden çıkardığı bir kâğıdı oraya koyma tenezzülüne eder mi? Yanında 20 tane adam var. Onlar yapsa, sen engellesen tamam anlarım. Ama sen genel başkan olarak gidip, senin ismin orada olsa ne olacak, olmasa ne olacak?
Onun için ben hep baştan beri söylüyorum: Eğer 4-5 tane arkadaşıyla ilgili karar veremediysen, “Parti mi arkadaşlarım mı?” dediğimde, daha başından beri arkadaşlarım dedi, partiyi bir tarafa bıraktı. Şimdi de Allah aşkına, Cumhuriyet Halk Partisi’nin orada olması mı daha iyi, yoksa Özgür Özel’in isminin olması mı?
Ben buradan bütün partililere, yöneticilere, sıradan vatandaşlara, meydanda bulunan arkadaşlarımıza sesleniyorm. Kim olursa olsun, Cumhuriyet Halk Partisi’ne emek veren iki gruba da sesleniyorum: Allah aşkına, orada Özgür Özel’in ismi mi durmalı, yoksa Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurumsal kimliği mi? Özgür Bey sanki kendini Cumhuriyet Halk Partisi’nden daha büyük görüyor. Kime ispat edeceksin? Kemal Bey’e mi ispat ediyorsun “Ben Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanıyım” diye? Neyi ispat edeceksin? Lütfen git aynaya bak, akşama kadar “Ben Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanıyım” de. Ama orası kutsal bir yer kardeşim. CHP’nin oradaki çelengi sürekli sabit durur. Aynı boyutlarda getiririz, Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurumsal kimliğini koyarız, orada anarız.
Ama Özgür Bey maalesef burada kendini Cumhuriyet Halk Partisi’nden üstün görmeye devam ediyor. Bana göre yanlış yapıyor. Parti belli bir konuma geldi, partinin tabanını kışkırtıyor, tabanı birbirine hedef gösteriyor. Çok yanlış yaptığına inanıyorum.
Bir tanesi genel başkanın koruması mıydı tam tanıyamadım; askeri itiyor, tartaklıyor. Askerler orada nöbet tutuyor, düzeni sağlıyorlar. Daha önce hatırlarsın, bazıları geliyordu; bağırıyorlardı, çağırıyorlardı. Biz de “Gökkubbeyi başınıza yıkarız” diyorduk. Şimdi Özgür Bey kendisi yapıyor. Ya Mustafa Kemal’in makamına böyle girilir mi? Anıtkabir’e böyle girilir mi?
Sen böyle girdiğin zaman diğerleri neler yapar? Başkaları gelir dağıtırlar, Aslanlı Yol’un üzerine çıkarlar. Gençlerden biri ayağını koyuyor, yukarı çıkmaya çalışıyor. İstediği gibi saygısızlık yaparlar. Ama genel başkan olarak sen engelleyeceksin, örnek olacaksın. Orada abilik, babalık yapacaksın. Madem götürüyorsun, onların sorumluluğunu alacaksın. Demek ki kendi içinde, kendi yüreğinde bazı duygudan kurtulamamış."