GÜLİSTAN DOKU SON DAKİKA HABERLERİ: Sarsıcı görüntü! Kayıp SIM kartının izi sürüldü...

Teknoloji

Moderator
69df51f88079ce46130cfe21.jpg

Tunceli’de, 5 Ocak 2020’den bu yana haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında gözaltına alınan ihraç polis memuru Gökhan Ertok’un, Doku’nun kaybolduktan 13 gün sonra sim kartını kullandığı ve yaklaşık 3 saat boyunca kullanıp veri transferi yaptığı soruşturma dosyasına girdi. Dosyada ayrıca, Ertok’un dönemin valisi Tuncay Sonel ile gözaltında bulunan Sonel’in eski koruması olan Şükrü Eroğlu’yla görüşmeleri ve birden fazla para transferinin olduğunun tespit edildiği belirtildi.

İlginizi Çekebilir

Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) 2024 Haziran kararnamesiyle Tunceli’ye atanan Türkiye'nin 3 kadın başsavcısından biri olan Ebru Cansu, 5 Ocak 2020'den bu yana kayıp olan Gülistan Doku’ya ilişkin yürütülen soruşturmada özel ekip kurulmasını talep etti. Soruşturmada Doku'nun kaybolmadan önceki gün ve kaybolduğu güne ait kentteki tüm KGYS görüntüleri ve PTS kayıtları yeniden toplandı. Gülistan'a ait yeni görüntülerin de bulunduğu, 67'si ana arter olmak üzere toplamda 70 KGYS ile güvenlik kameralarına ait ek 700 saatlik görüntü de dosyaya girdi.

69df525e8079ce46130cfe26.jpg


Soruşturmada, cinayet şüphesiyle 13 şüphelinin yakalanmasına yönelik 7 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Aralarında Doku'nun erkek arkadaşı Zeynel A. ve dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu M.T.S.'nin de bulunduğu 13 kişi gözaltına alındı. Soruşturma kapsamında hakkında yakalama kararı verilen yurt dışındaki 14'üncü şüpheli için kırmızı bülten talebinde bulunulacağı öğrenildi.

69df526a8079ce46130cfe28.jpg


SIM KARTININ İZİ SÜRÜLDÜ

Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu’nun yürüttüğü çalışmalarda, sim kartın ve telefonun IMEI numarasının izi sürüldü. BTK’den gelen veriler doğrultusunda, sim kartın bir cihaza takılarak uçak modunda bir iş yerinin kablosuz internetine bağlandığı saptandı. IP adresi ve cihazın IMEI numarasından yola çıkan ekipler, telefonun 13 gün sonra polislikten ihraç edilen Gökhan Ertok tarafından kullanıldığını belirledi. Şüpheli sıfatıyla dosyaya giren ve operasyonla gözaltına alınan Gökhan Ertok’un HTS kayıtları ve banka dökümanları üzerinde yapılan incelemede, dönemin valisi Tuncay Sonel ve yine gözaltında bulunan eski koruma Şükrü Eroğlu ile görüşme trafiği ve birden fazla para transferi gerçekleştirdiği tespit edildi. Savcılık, şüphelinin Gülistan Doku’nun sanal medya hesabına ‘şifremi unuttum’ yöntemiyle tek kullanımlık şifre alarak giriş yaptığını belirledi. Ulusal Kriminal Dairesi uzmanlarının incelemesi sonucu, Ertok’un hesaba girerek sanal medyadaki arkadaş listesinden 2 kişiyi sildiği tespit edildi. Şüphelinin, ayrıca yaklaşık 3 saat boyunca veri transferi yaptığı belirlendi.

69df52758079ce46130cfe2a.jpg


‘SANAL MEDYA HESABINA GİRDİM, TELEFONA TAKTIĞIMI HATIRLAMIYORUM’

Ankara’da JASAT ekiplerince gözaltına alınan ve ifade işlemleri için Tunceli İl Jandarma Komutanlığı’na getirilen Gökhan Ertok, ön mülakatta Gülistan Doku’nun sanal medya hesabına girdiğini, ancak sim kartı bir telefona taktığını hatırlamadığını öne sürerek avukat talep etti. Tunceli Barosu’nun, Gülistan Doku dosyasındaki şüphelileri savunmama kararı alması üzerine, şüpheli için Elazığ’dan avukat görevlendirildi.

Gülistan Doku soruşturması! Bakan Gürlek: Öldürülüp öldürülmediği belli değil

AVUKAT ÇİMEN: SIM KART SİBER ÇETEYE TESLİM EDİLMİŞ

Doku ailesinin avukatı Ali Çimen, yaptığı açıklamada Gülistan Doku’ya ait sim kartın bir siber çeteye teslim edildiğini belirterek, “Gülistan Doku dosyasında ısrarla bir üst düzey kamu görevlisinin dosyayı örtbas ettiğini belirtmiştik. Geldiğimiz bu aşamada üst düzey kamu görevlisinin Tuncay Sonel olduğunu daha önce de savcılığa belirtmiştik. Dilekçe ile hakkında şikayetlerimiz söz konusu olmuştu. Tuncay Sonel, Gülistan Doku’ya ait sim kartı, kaybolduğu tarih olan 05.01.2020 tarihinden sonra devam eden günlerde, 18.01.2020’de bir siber çete ile iletişime geçip, kendisine görevi ile ilgili teslim edilen Gülistan Doku’nun sim kartını teslim edip, sanal medya hesabında birilerinin silinmesini sağlamıştır. Şu an bunu gerçekleştiren kişi Gökhan Ertok, bize mail vasıtasıyla ulaşmıştı. Rumuz kullanmıştı ama kendisinin olduğu anlaşılıyordu. Eylemini de belirtiyordu. Eylem ide dosyamızla örtüşüyordu. Gülistan’a ait SIM kart, Tuncay Sonel tarafından bir siber çeteye teslim ediliyor. Ve bu çete tarafından Gülistan’a ait veriler siliniyor. Bu hususta hiçbir tereddüt yok” dedi.

69df52808079ce46130cfe2e.jpg


‘DOSYAYA MÜDAHALELERİ ÇOK AÇIK BİR ŞEKİLDE VAR’

Avukat Çimen, Adalet Bakanlığı’nın üzerine düştüğünü yaptığını ifade ederek, “Yine burada görev alan Gökhan ile Tuncay Sonel arasında HTS baz kayıtları da var. Tuncay Sonel'in koruma müdürü tarafından kendisine defaatle para gönderildiği hususu da banka kayıtlarıyla sabit. Tuncay Sonel'in de artık eylemi net bir şekilde ortaya çıktı. Dosyaya müdahaleleri çok açık bir şekilde var. Halen de mülkiye başmüfettişi olarak görev yapıyor olması, dosyamızın sağlıklı bir şekilde yürütülmesine engel oluyor. Dosyamız 6 yıldır sürüncemedeydi. Adalet Bakanı’nın değişimiyle beraber dosyada bir ilerleme sağlandığını görüyoruz. Bir hukukçu olarak dosya üzerinden konuşuyorum, bunu da açıkça belirtmek isterim. Adalet Bakanlığı burada kendi görevini yerine getirmiştir. Sonel’in halen mülkiye başmüfettişi olarak görevde olması İçişleri Bakanlığı’nın tasarrufunda olan bir konudur. Dosyaya müdahalesi açık bir şekilde ortadadır. Maddi delilleriyle ortaya konuşmuş durumda. Artık burada da Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın elini güçlendirmek lazım. İçişleri Bakanlığı’nın bu kişiyi açığa almasını talep ediyoruz. Ardından da gözaltı kararları gelecektir” diye konuştu.

Eski okulunu basıp dehşet saçtı: Saldırıyı her yerde duyurmuş

GÜLİSTAN’IN MESAJLARI ORTAYA ÇIKTI: KORKUYORUM SADECE

Gülistan Doku soruşturmasında dikkat çeken en önemli unsurlardan biri, kaybolmadan önce attığı mesajlar oldu. CNN Türk Haber Koordinatörü Nihat Uludağ, genç kadının yazışmalarında yoğun bir korku hali içinde olduğunu vurgulayarak, “Korkuyorum sadece” ifadesinin dosyanın seyrini değiştirebilecek nitelikte olduğunu belirtti.

CNN Türk Haber Koordinatörü Nihat Uludağ'ın ifadeleri şöyle;

"Şu an için soruşturma kayıp vakasından cinayet ve karartma vakasına dönüşmüş durumda. Yani Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı diyor ki: Gülistan Doku kaçırıldı, infaz edildi, öldürüldü ve daha sonra kamu gücü imkânları da kullanılarak sistematik bir şekilde soruşturma karartıldı. Ve gözaltına alınan kişilere bakıyorsunuz, önemli isimler var ve bu alandaki isimler aslında gözaltına alınmış. Kim var? Dönemin valisinin oğlu. Dönemin valisinin koruma müdürü, polis memuru. Eski bir polis memuru. Gülistan Doku’nun erkek arkadaşının polis olan babası var. Ve bakıyorsunuz yine valinin oğlunun arkadaşı vesaire, o çevredeki insanları görüyoruz.

Son gelen bilgiler ışığında Gülistan’ın bir korku içerisinde olduğunu, polisten kaçtığını, devlet görevlilerinden saklanmaya çalıştığı yönünde bir intiba ediniyoruz. Ne diyor Gülistan? “Korkuyorum sadece.” diyor.Neden korkuyor?

Diyor ki: “Yurda geç, yoksa Kuba’nın yanında.” “Benden nefret ediyorsun, ben çok seviyorum seni.”

69df4f478079ce46130cfe0f.jpg


Burada ne anlıyoruz? Aslında bu da gözaltında. Yani Gülistan Doku’nun en çok güvenmesi gereken erkek arkadaşı da Gülistan’ı manipüle etmeye çalışıyor. Gülistan’ı kandırmaya çalışıyor, onu bir yere yönlendirmeye çalışıyor. “Ben çok seviyorum seni, çok seviyorum.”Ve “yurda geç” diyor. Bakın, hâlâ telkinleri var. Hatta diyor ki: “Ben neredesin söyle, Gülistan, yanına geleyim.” O da diyor ki mesajlarında hiçbir şey yazmıyor. Çünkü o mesajı niye yazmış? Gülistan da kaybolmuş, öldürülmüş. Öldürüldükten sonra 10 gün, 20 gün sonra o mesajları yazıyor. Diyor ki: “Eğer operasyon olur da yakalanırsam, bak ben Gülistan’ı koruyordum, düşünüyordum” mesajını verebilmek için planlanmış, kurgu bir mesaj gibi görünüyor.

69df4f5b8079ce46130cfe12.jpg


Şimdi o köprü, önemli, kritik bir nokta. Olay 5 Ocak’ta oluyor. 6 Ocak’ta aile hemen kayıp başvurusunda bulunuyor. Aile Tunceli’ye geliyor ve kızlarını arıyor. Kızlarının peşine düşüyor. Ve o dönemin soruşturmacı birimleri, valilik, aileyi alıyor. Köprünün olduğu noktaya götürüyor. Ve diyor ki: “Kızınız buradan intihar etti.”

Peki, tamam, delil ne? İşte tam bu noktaya geliyoruz. Çünkü olay günü şöyle oluyor: Öğretmenin evinden çıkıyor, işte şu mesajları yazan erkek arkadaşının çalıştığı kafeye gidiyor, ortada bir tartışma oluyor, minibüse biniyor ve kız kendi üniversitesine doğru gidiyor. Ama şu an Sarı Saltuk Viyadüğü’nün geldiği noktada artık Gülistan Doku kayboluyor. Ve hemen diyorlar ki: “Gülistan Doku buradan intihar etti, baraja atladı ve barajda yok oldu, gitti.” “İntihar etti” diyorlar. Yani Gülistan Doku’ya ne yapıyorlar? İntihar imajı, süsü ve kamuflajı yapıyorlar. Soruşturmayı o alana çarpacaklar. O gariban aile, kızlarını arayan aile, 220 gün boyunca o viyadükte, o köprüde, 220 gün boyunca baraj kıyısında bekliyorlar.Sabah gidiyorlar, gecenin 24’üne kadar bekliyorlar.

69df51848079ce46130cfe1b.jpg


Ve ilginç, hatta tezlerini güçlendirmek için o zamanki mekanizma şöyle bir şey yapıyor.Reçete.Barajda Gülistan’a ait olduğu iddia edilen bir reçete bulunuyor. Yani o da bana çok kuşkulu geliyor. Gülistan Doku’ya ait bir makas bulunuyor. O da bana şüpheli geliyor. Çünkü neden? Gülistan Doku’nun baraja atlayıp intihar ettiği tezini güçlendirecek ipuçları da yerleştirilmiş olabilir. Bu noktayı da Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın araştırması gerekiyor.

"KRİTİK İDDİA: KAÇIRILDI, ÖLDÜRÜLDÜ, DELİLLER KARARTILDI"

Gelinen son noktada, Gülistan Doku bir otomobile bindiriliyor, kaçırılıyor. Bunların olduğu iddia ediliyor. Tam bu mu bilmiyoruz ama oradan plaka tanıma sistemlerine yakalanan araç da bu. Peki bu araç kime ait? Gülistan Doku’nun sevgilisinin babasına ait. O da polis.Şimdi bu araç mı? Mutlak olarak onu tabii ki daraltılmış baz kayıtlarından savcılık çözmüştür diye düşünüyorum ben. Çünkü daraltılmış baz kayıtlarına baktığınız zaman, o Gülistan’ın kaybolduğu noktada Gülistan’ın yanında kimler var, kim yaklaştı, kim temas kurdu, nereye götürdü?

Süreçte araçla kaçırılıyor, iddia o. Gülistan infaz ediliyor, ateşli silahla. Öldürülüyor. Poşete, çuvala konuluyor.Savcılığın da değerlendirmesi o.

ESKİ VALİNİN OĞLU VE ARKADAŞI AYNI ARAÇTA

Gülistan Doku soruşturmasında dosyanın seyrini değiştirebilecek yeni bir gelişme daha ortaya çıktı. Gülistan Doku'nun kaybolduğu gün Sarı Saltuk Viyadüğü yakınındaki PTS kamerasına yansıyan görüntülerde, dönemin valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel ile hakkında kırmızı bülten hazırlığı yapılan Umut Aktaş’ın aynı araçta birlikte görüntülendiği ifade edildi.

Detayları NTV Muhabiri Nizamettin Kaplan anlattı; "Soruşturmanın seyrini değiştirecek ilginç gelişmeler yaşanıyor. Mesela, 5 Ocak’ta yani 2020 yılının 5 Ocağı’nda, Gülistan Doku’nun kaybolduğu gün, hemen Munzur Üniversitesi’nin biraz gerisinde bulunan Sarı Saltuk Viyadüğü’nün yakınındaki bir PTS kamerasına, o dönemin valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel ile şu anda Amerika’da bulunan, 2022 yılından bu yana Amerika’da bulunan ve geri getirilmesi için kırmızı bülten çıkarılması hazırlığı yapılan Umut Aktaş’ın birlikte çekilmiş bir görüntüsü var. Birlikte kameralara yansımış, araç içerisinde bir görüntüsü var.

Aslında bu fotoğraf, 28 Ocak 2025 tarihinde dosyaya yansıyor. Öncesinde dosyada yok, kolluk ekiplerinin ilk aşamadaki çalışmasında yer almıyor yani. Daha sonra emniyetin istihbarat raporunda olduğu ortaya çıkıyor ve buna rağmen yine dosyaya girmediği tespit ediliyor. Başsavcı Ebru Cansu göreve geldikten sonra resmi yazıyla bu belgeyi istiyor ve dosyaya koyuyor. Bu da önemli bir gelişme olarak dikkat çekiyor."

69df50d78079ce46130cfe17.jpg


Galatasaray'da Fenerbahçe öncesi sıkıyönetim! Prim ve yasak kararı
 
Geri
Üst