Dünyadan Haberler
Moderator
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suriye ziyareti kapsamında Türk basın mensuplarına yaptığı dış politika değerlendirmesinde, bölgede son derece kritik gelişmelerin yaşandığını ve bu süreçte Suriye ile olan temasları artırdıklarını belirtti.
Suriye'ye gerçekleştirilen iki günlük ziyarette Şam'da konaklamış olmalarının ülkede hayatın normalleşmeye başladığının da göstergesi olduğunu vurgulayan Fidan, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile yaklaşık iki saat süren görüşmede tüm konuları ele aldıklarını aktardı.
Fidan, Suriye'yi istikrarsızlığa sürükleme potansiyeli en yüksek olan tehdidin İsrail olduğunun altını çizerek, Suriye'yle ilgili diğer konuların iki senedir iyi yönde seyrettiğine dikkati çekti.
"Suriye'yi yaptırım listesinden çıkardılar, ekonomik yatırımların önünde bir engel yok. Terörizm listesinden çıkmaları da son derece önemliydi." ifadesini kullanan Fidan, Suriye'de istikrarın olduğu bir ortamda biraz da iyi yönetişim olursa, potansiyelin yüksek olduğunu ve ülkenin zamana ihtiyaç duyduğunu kaydetti.
Fidan, "İsrail komşu ülkelerin güçlü ve istikrarlı olmasından pek hoşlanmıyor. Bunu kendisine tehdit olarak görüyor. Bu tehdidin tanımından dolayı da buralara yönelik istikrarsızlaştırıcı eylemlerde bulunuyor." değerlendirmesinde bulunarak, Suriye'nin barış içinde yaşamak istediğini vurguladı.
"Bu yaklaşımı İsrail bir noktada ya tanıyacak, bölgesiyle barış içerisinde yaşamayı kabul edecek, ya da bu saldırgan politikalarını sürdürecek ve uluslararası toplum içinde daha da yalnızlaşacak." ifadesine yer veren Fidan, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun çevrelerindeki bütün ülkeleri tehdit olarak gördüğüne ve İsrail'in o ülkelerin zayıflığından kendi güçlülüğünü ürettiğine işaret etti.
SURİYE'DE ENTEGRASYON SÜRECİ
Fidan, Suriye'deki entegrasyon sürecinde SDG'nin tehdit ve düşman unsur olmaktan çıkmasının birinci öncelik olduğunun altını çizerek, "Şu anda prensipte duyurulan unsurlar olumlu mesajlar içeriyor, sürecin pratikte nasıl ilerlediğini yakından takip ediyoruz. Uygulamanın kamuoyuna duyurulan mesajlarla uyumlu olmasını bekliyoruz." ifadelerini kullandı.
Mevcut tehditleri ve gidilmesi gereken yolu bildiklerini belirten Fidan, bu yolda yürümeye devam etmeleri gerektiğini dile getirdi.
Fidan, "8 Aralık'ta rejim devrildikten sonra her şeyin daha yeni başladığını söylemiştim." dedi.
Gelinen noktada taktik ve stratejik açılardan güzel şeyler olduğuna işaret eden Fidan, "Terör meselesi başta olmak üzere, 40-50 yıldır ayağımıza pranga olan pek çok sorun esasen Suriye ve Irak kaynaklıydı." ifadesine yer verdi.
Fidan, AK Parti'nin iktidara gelmesiyle, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ortaya koyduğu iradeyle ve vizyonla, hem Türkiye'deki siyasi, ekonomik meseleleri çözdüklerine hem de dış gelişmelere yönelik stratejik kültürü, güvenlik kültürünü yeniden inşa ettiklerini belirterek, bugünün ihtiyaçlarına yanıt veren bir güvenlik paradigması oluşturduklarını söyledi.
Komşu ülkelerden kaynaklanan sorunlarını usulüyle çözmeyi başardıklarını belirten Fidan, "Ancak bu konuda ödevimiz bitmiş değil. Çalışmaya, çaba harcamaya devam edeceğiz." diye konuştu.
BÖLGE ÜLKELERİNİN İŞBİRLİĞİ
Fidan, bölge ülkelerinin özellikle Gazze meselesinde ortaya koyduğu ortak çabanın önemli neticelerine işaret ederek, işbirliği ve dayanışma içerisinde gelişmeleri profesyonel şekilde analiz ettiklerini, oradaki işbirliğini Suriye'de de kullandıklarını kaydetti.
"Şimdi İran-ABD savaşında da bu işbirliğimizi kullanıyoruz ve giderek daha da kurumsallaştırıyoruz. İsrail'in bölgedeki istikrarsızlaştırıcı rolü karşısında işbirliğine ve barışçı diplomasiye dayalı bir çaba içerisindeyiz." ifadelerini kullanan Fidan, bu yapıcı anlayışla bölgede daha büyük bir istikrar havzasının ortaya çıkacağını söyledi.
Fidan, "Başta İsrail olmak üzere, bölgede istikrarsızlık isteyen aktörlerin gözünden de yapılabilecek başka operasyonlar var. Onlar da boş durmayacaklar, onlar da faaliyete geçecekler." dedi.
Bölgedeki ülkelerin, istikrarın olabileceğini, beraber çalışılırsa bir şeyler yapılabileceğini ve beraber çalışmak dışında da bir seçeneğin olmadığını gördüğünü aktaran Fidan, "Ya beraber çalışıp sorunları çözeceğiz ya da önceki usulde olduğu gibi hegemona veya hegemonun buradaki mümessiline gidip 'bana dokunma, nereyi yakarsan yak' diyeceğiz." değerlendirmesinde bulundu.
Fidan, bölgenin bir yerinde yaşanan olumsuz bir durumun diğer ülkeleri de etkilediğini anlatarak, "Örneğin Ürdün, Irak'ta olan bütün olaylardan etkileniyor, Suriye'de olan bütün olaylardan etkileniyor. Bir kaçış yok. Dolayısıyla herkesin bu çok yoğun yeni dönemde bir işbirliği arayışı var." dedi.
Bakan Fidan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu noktada vizyon ve liderlik ortaya koyması ve ilişkilerini kullanarak aktörleri bir yere getirmesinin daha önce görülmemiş bir husus olduğunu söyleyerek, insanların bu sürece güvendiğini kaydetti.
MEKKE İTTİFAKI VE SUUDİ ARABİSTAN'DAKİ GELİŞMELER
Mekke İttifakı'nın kurumsallaşma sürecinin devam ettiği ve bu konuda üç ülkenin teknik düzeyde görüştüğü bilgisini paylaşan Fidan, İttifakın Genel Karargah'ının yapısı ve görevli sayısı gibi hususları görüştüklerini ve sürecin tamamlanmak üzere olduğunu belirtti.
Fidan, Mekke İttifakı'nı genişletmeyi amaçladıklarını belirterek, bundan sonra daha somut adımlar atılacağını aktardı.
"Suudi Arabistan'ın hem güneyden hem kuzeyden vurulması, Irak'ta konuşlu saldırganlar tarafından hedef alınması kabul edilebilir bir şey değil." diyen Fidan, Yemen sorununun uzun süredir devam ettiğini, çeşitli şekillerde kendini gösterdiğini söyledi.
Fidan, "Olay kuzeyden ve güneyden kuşatmaya, kritik altyapıyı imha etmeye, sadece Suudi Arabistan'a değil, bölgeye zarar vermeye yönelik bir faaliyete dönüştüğünde hiç kimsenin buna tepkisiz kalması mümkün değil." ifadesini kullanarak, Mekke İttifakı'nın ruhuna uygun davrandıklarının altını çizdi.
Türkiye'nin Suudi Arabistan'ın yanında olduğunu yazılı açıklamayla vurguladıklarını hatırlatan Fidan, ilgili diğer taraflara da gerekli mesajları verdiklerini, dayanışma içerisinde olduklarını söyledi.
YUNANİSTAN'LA İLİŞKİLER
Fidan, "Biz Yunanistan'ın bölgeyi istikrarsızlaştırmak, kaosa sürüklemek isteyenlerin oyuncağı olmasını istemiyoruz. İyi komşuluk ilişkisi içinde olmak istiyoru." diyerek, özellikle güvenlikle ilgili yanlış anlaşılmaların çift taraflı şekilde önüne geçilmesi gerektiğine değindi.
Adaların silahlandırılması konusunda Türkiye'nin çok ciddi hassasiyet içerisinde olduğunun altını çizen Fidan, "Bunları biliyorlar, bunu ilettik. Özellikle silahsız statüsü olan adaların silahlandırılması bizim için tehdit. Tabii bir de orada seçim süreci var. Yunan siyasetinde Türkiye aleyhtarlığı tarihi olarak yaygındır." ifadelerine yer verdi.
Fidan, "Dikkatlerimizi en çok yoğunlaştırdığımız konulardan biri, uluslararası antlaşmalarla gayriaskeri statü altına alınan ve tartışmasız bir şekilde bu statünün muhafaza edilmesi gereken adalarda, Yunanistan'ın ahdi yükümlülükleri hilafına birtakım gayretler içine girmesidir." diyerek, bunun 1960'lardan beri yaşandığını ve birbiriyle bağlantılı Ege sorunlarının önemli boyutunu oluşturduğunu kaydetti.
Türkiye'nin 1960'lardan bu yana gerekli tepkiyi ortaya koyduğunu vurgulayan Fidan, gerektiğinde ikili kanaldan Yunanistan'a uyarı ve itirazların iletildiğini, gerektiğinde de NATO'da Türkiye'nin pozisyonunun ortaya koyulduğunu ve konunun Birleşmiş Milletlere (BM) taşındığına dikkati çekti.
Fidan, "Komşumuz ve müttefikimiz Yunanistan’ı müttefiklik ruhuyla uyumlu, daha olgun bir şekilde ahdi yükümlülüklerinin gereğini yerine getirmeye davet ediyoruz. Çevremizde güvenlik alanında bu kadar sınama varken Yunanistan bunlara bir yenisini eklememeli." ifadesini kullanarak, son dönemde başlatılan çözüme yönelik olumlu atmosferin geliştirilerek sürdürülmesi gerektiğini belirtti.
Bakan Fidan, S-400 hava savunma sistemlerine ilişkin görüşmelerin ve ilgili tüm ülkeler arasında teknik müzakerelerin sürdüğü bilgisini de paylaştı.
TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİ
Diyarbakır'ı ziyaret ettiği esnada "Terörsüz Türkiye" sürecinin çok büyük bir kabul gördüğüne şahit olduğunu anlatan Fidan, sürecin ortaya koyduğu hedefin benimsendiği izlenimini aktardı.
Fidan, çok sayıda sivil toplum kuruluşu ve farklı siyasi görüşlere mensup insanlarla bir araya geldiklerini hatırlatarak, "Örgütün silah bırakmayı deklare etmiş olması toplum tabanında büyük bir memnuniyet yaratmış." dedi.
Artık sorunların silahsız tartışılması meselesi konusunda bir anlayış oluştuğunu söyleyen Fidan, halkın ekonomik konuların ve kalkınmanın ön plana çıkmasını beklediğini kaydetti.
Fidan, bölgede sanayi ve altyapının nasıl geliştirilebileceği, nerelere sınır kapısı konulması gerektiği ve komşu ülkelerle ticaretin nasıl artırılabileceği konularının toplantılarda ele alındığını belirtti.
Bakan Fidan, "5-6 yıldır zaten bir silahlı konu yok ortalıkta. Ama bunun kalıcı olarak bitecek olması, büyük yatırımların korkusuzca oraya gelmesini temin edecek. İnsanlar özellikle kimlik inkarının AK Parti'yle beraber kalkmış olmasını önemsiyorlar. Eylül 2013'teki Demokratikleşme Paketi ile Türkiye'de seçmeli dilin de önü açıldıktan sonra, Kürtlerin problem alanı olan kimlik inkarı meselesi çözülmüş oldu." ifadelerini kullandı.
Yunanistan'ı köşeye sıkıştıran gerçek! Kulisleri sarsan 'iki strateji' itirafı: 'Türk yelkenine rüzgar'
Kaza mahallini görüntüleyen haber helikopteri düştü! Facia anı kamerada: Can kaybı var