Haberler
Moderator
24 yaşındaki oğlunu trafik kazasında kaybeden Sabahat Ekerci’nin hayatı, yıllar sonra bir çocuk yuvasında karşılaştığı bir çocukla yeniden değişti. Oğlu Kaya'nın trafik kazasında hayatını kaybetmesinden sonra "gönüllü anne" olan 86 yaşındaki Sabahat Ekerci'nin yaklaşık 45 yıllık gönüllülük hikayesi yer alıyor.
24 YAŞINDAKİ OĞLUNU KAYBETTİ, HAYATINI ÇOCUKLARA ADADI
Oğlunun 1982'de ölümünün ardından yaşadığı büyük acıyla baş etmeye çalışan Ekerci, bir süre sonra gönüllü çalışmalara başladı. Bir komşusunun davetiyle Üsküdar'da bir yardımseverler derneğinde yaşlılara yönelik çalışmalara katılan Ekerci, burada yemek yaptı ve ihtiyaç sahipleriyle ilgilendi.
Zamanla, çocuklarla kurduğu bağın kendisine farklı bir enerji verdiğini fark eden Ekerci'nin gönüllülük yolculuğunun yönü de değişti. Çocuk yuvalarına gitmeye başlayan Ekerci, çocuklarla vakit geçirdi, onların ihtiyaçlarıyla ilgilendi, onları sosyal hayata dahil etmeye çalıştı ve zamanla devlet korumasındaki çocukların hayatında kalıcı bir yer edindi. Bu sürede çocuk yuvasında karşılaştığı bir delikanlı ise Ekerci'nin hayatındaki dönüm noktalarından biri oldu. Oğluna benzeyen çocuğa sarılan Ekerci, onu evladının yerine koydu ve aralarındaki bu karşılaşmanın ardından çocuk yuvasına daha sık gitmeye başladı.
Oğluna duyduğu sevgiyi devlet korumasındaki çocuklara yardım ederek yaşatabileceğini düşünen Ekerci, çocuklara bayram ve özel günlerdeki ihtiyaçları, kıyafetleri ve yemekleri için destek oldu. Oğlunun sevdiği yemekleri çocuklar için hazırladı, çocukları kendi evlatlarından ayırmadı. İzinle çocukları plajlara götüren Ekerci, onlar için özel yiyecekler yaptırdı ve çocukların sosyal hayata katılması için yıllar boyunca çeşitli etkinlikler organize etti.
Ekerci, gönüllülüğü zamanla çevresindeki insanlara da yayarak, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı İstanbul Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne bağlı Çocuk Evleri Sitesi'ndeki çocukların ihtiyaçlarını karşılamak için hayırseverleri harekete geçirdi.
Eğitim konusunda da çocukların yarı yolda kalmaması için çaba gösteren Ekerci, desteklerin kesildiği dönemlerde kendi ailesinden ve çevresinden yardım istedi, bu yolla 5 öğrencinin eğitimini tamamlamasına katkı sağladı.
Ekerci, bugün de gönüllülük çalışmalarını sürdürüyor. Evinde kazak, hırka, yelek ve sabunluklar ören Ekerci, hazırladığı ürünleri ihtiyaç sahibi çocuklara ulaştırıyor.
İlk olarak yuvalardaki çocuklar için ördüğü kıyafetler zamanla Anadolu'nun farklı bölgelerindeki çocuklara da gönderilmeye başlandı.
"ALLAH TARAFINDAN İTİLDİM"
Sabahat Ekerci, yaptığı açıklamada, gönüllülüğe nasıl başladığını anlatırken bu süreci kendisinin planlamadığını, yaşadıklarının onu çocuklara yönelttiğini söyledi. Ekerci, "Vallahi bilemiyorum, Allah tarafından itildim. Yani gittim, geldim, mutlu oldum. Hala da mutluyumdur yani. İlla torunlarıma bir şey yapmam, onlara yaparım. Kendim için bir şey istemem, onlar için isterim." dedi.
Oğlunun vefatının ardından kendisini toparlamaya çalıştığını anlatan Ekerci, daha sonra bir komşusunun davetiyle gönüllü çalışmalara başladığını ve önce bir süre yaşlılarla ilgilendiğini belirtti. Ekerci, "Sonra çocuklar bana enerji verdi. Onların koşarak gelip 'Anne' diye sarılmaları... Bir şey istedikleri zaman 'Ne istiyorsunuz?' dediğin zaman, 'Sen gel anne, bize yeter' demeleri, onları haftada bir denize götürmek, bir pikniğe götürmek bana zevk verdi. O piknik yerlerini, yiyeceklerini ayarladık. Onlarla vakit geçirmek, bana kendimi unutturdu." şeklinde konuştu.
"SENİ OĞLUMA BENZETTİM, EVLADIMIN YERİNE KOYDUM"
Çocuk yuvasında oğluna benzeyen bir delikanlıyla karşılaşmasının gönüllülük hayatındaki dönüm noktası olduğunu anlatan Ekerci, o günü unutamadığını söyledi. Ekerci, şunları anlattı:
"Çocuk yuvasında bir delikanlı vardı o zaman. Onu oğluma benzettim ve ona sarıldım. Anlattım çocuğa, 'Ben' dedim, 'Seni oğluma benzettim, evladımın yerine koydum, seni çok seviyorum' dedim. 'Ben de seni sevdim anne' dedi. O şekilde başladım. Her hafta daha çok 'Onu görmek için gideceğim' dedim. Oraya gittikçe 'Oğlum mutlu oldu' diye düşündüm. Hani ben böyle bir şeyler yaptıkça 'Allah'ım ona huzur verecek, mutlu edecek' diye düşündüm. Oğlumun sevdiği yemekleri yapmaya başladım. Alışveriş yapmaya başladım çocuklara bayramlarda, özel günlerinde, o şekilde mutlu olmaya çalıştım. O zamanlar torunlarım yoktu. Onlar bana sarıldığı zaman böyle tüylerim diken diken oluyordu. Yani mutlu oluyordum. Onlarla oturmak, konuşmak, muhabbet etmek bana mutluluk veriyordu."
"NE KADAR YEDİRSEN DE ANNENİN YERİNİ DOLDURAMIYORSUN"
Ekerci'nin yıllar içinde unutamadığı olaylardan biri, çocuklar için hazırlanan bir yemekte yaşandı. Bir çocuğun yemeği beğenmesine rağmen annesinin yaptığı yemeğin tadını özlediğini söylemesi, Ekerci'yi derinden etkiledi.
Sabahat Ekerci, "Yemek yapmıştık çocuklarımıza, 15-16 yaşlarında sokak çocuklarıydı. Çocuğun biri geldi, 'Ben bu yemeği sevdim ama annemin tadı olmamış' dedi. Dedim ki, 'Annenin tadı nedir, ne yemeği yapıyordu size?' 'Patlıcan yemeği yapıyordu' dedi. 'Patlıcan yemeği istiyorum' dedi. O kadar zoruma gitti ki anlatamam size."ifadelerini kullandı.
"O GÜNDEN BERİ BEN ONA BAĞLANDIM"
Ekerci, çocuk yuvasında tanıştığı ve yıllardır bağını sürdürdüğü kız çocuğuyla ilk karşılaşmasını da şöyle anlattı: "Yuvaya gitmiştim. Merdivenden çıkıyorum, odasından çıktı. Koşa koşa, sallana sallana geliyordu. Düşmesin merdivenden diye ben de kollarımı açtım. Kollarımı açınca bana sarıldı, ben de ona sarıldım. İki yanından öptüm. Burnundan sümükler akmış, o sümükler ağzıma girdi, hiç tiksinmedim yemin ediyorum size. O günden beri ben ona bağlandım. 30 yıldan fazla."
Çocukların kendisine verdiği enerjiyi anlatan Ekerci, yaş ilerledikçe bunun kendisi için daha da önemli hale geldiğini söyledi. Ekerci, "Çocuklara ne verirsen onu kabul ediyorlar ama büyükler artık her şeyi görmüş geçirmiş ya doyumsuz oluyor ve üzülüyorsun. 'Yarın bir gün ben de mi böyle olacağım?' diye yaş geçtikçe onu düşünüyorsun yani ister istemez. Çocuktan enerji alıyorsun. Üzülerek gitsen gülerek dönüp geliyorsun." diye konuştu.
Sivas’ta 11 aylık Büşra bebeğin kaybında soruşturma derinleşiyor! Anne 'satıldı' dedi, baba iddiayı reddetti
"ELİMDEN NE GELİYORSA YAPIYORUM"
Bugün çocuklar için daha çok örgü ördüğünü ve hazırladığı kazak, hırka, yelek ve sabunlukları ihtiyaç sahibi çocuklara ulaştırdığını söyleyen Ekerci, "Şimdi daha çok örgü örüyorum. Kazak örüyorum, hırka örüyorum, yelek örüyorum. Bunları çocuklara götürüyorum. Ördüklerim Anadolu'ya bir yere gönderilmiş, onlar da fotoğraflarını çekmişler, göndermişler. 'Allah Allah' diyor, 'Bak senin bu ördüğün hırka' diyor. Ay ne hoşuma gitti, ne mutlu oldum yani. O çocuğun arkasındaki o hırkaya mutlu oldum." ifadelerini kullandı.
Devlet korumasındaki çocukları kendi çocukları ve torunlarından ayırmadığını belirten Ekerci, yıllar içinde bazı çocukların hayatındaki özel günlerde de onların yanında olduğunu söyledi. Çocukların eğitim hayatına da destek olmaya çalışan Ekerci, maddi imkanların yetersiz kaldığı dönemlerde çevresinden yardım istediğini anlattı.
Farklı ortamlarda karşılaştığı insanlara çocukların ihtiyaçlarını anlattığını belirten Ekerci, kimi zaman bu kişiler aracılığıyla toplu yardım sağlandığını ifade etti. Ekerci, çocukların eksikleri için toplanan parayı müdüre verirken müdürden teşekkür belgesi yazmasını istediğini anlatarak, "O insanın içinde kalmasın, 'Acaba bu para yerine ulaştı mı, ulaşmadı mı?' İkinci sene gittiğimiz zaman o belgeyi orada asılı görüyorum. Yani yaptığımız bir şeyin karşılığını illaki vermemiz lazım. İnsanların içinde acaba kalmasın." dedi. Yıllar sonra karşılaştığı çocukların kendisini hatırlamasının büyük bir şükür duygusu oluşturduğunu belirten Ekerci, hayatının geri kalanında da elinden geldiği kadar çocuklar için çalışmak istediğini söyledi.
Sabahat Ekerci, "Elime örmek için bir şey alsam, diyorum ki: 'Allah'ım, sen bana yardım et. Beni öbür tarafa huzurla nasip et, bu işleri devam ettir. Az da olsa yapabildiğim kadarını yapayım.' Örgüleri memleketime gönderiyorum mesela. Orada dernekçi kızım var, ona gönderiyorum. İster dernekte satın, ister ihtiyacı olan köylere götürün. Ne yaparsanız yapın. 'O size ait' diyorum. Mutlu oluyorum." diye konuştu.
Gençlerin gönüllülüğe daha fazla katılması gerektiğini ifade eden Ekerci, küçük katkıların da büyüyerek çocuklara ulaşabileceğini söyledi. Ekerci, çocukların hayatına dokunmanın kendisine de yaşam sevinci verdiğini belirterek, elinden geldiği sürece üretmeye, yardım etmeye ve çocukların yanında olmaya devam edeceğini ifade etti.
Haber İçi Banner