Magazin
Moderator
İşte Erdoğan'ın konuşmasından satır başları
İlginizi Çekebilir
Türk hukuk tarihine kök salan bir buçuk asırlık bu çınarı yaşatan, büyüten ve bugünlere getiren bütün hukukçularımızı şükranla yad ediyorum. Aramızdan ayrılanları rahmetle anıyor, emeklilerimize sağlıklı ve bereketli ömürler diliyorum. İlk derece vergi ve idare mahkemelerinde, bölge idare mahkemelerinde ve Danıştay’da hâlen görevde olan, milletimize ve adalet idealine hizmet eden bütün yargı mensuplarımıza başarı ve kolaylıklar temenni ediyorum. Hak arayışına nezaret eden, yol gösteren ve adaletin tecellisine katkı sunan avukatlarımıza da buradan saygılarımı gönderiyorum. Bu tarz törenlerde isimleri genellikle unutulan ama idari yargının yükünü omuzlayan adalet personeline de emek ve mesaileri için teşekkür ediyor, hepsinin İdari Yargı Günü’nü iştenlikle kutluyorum.
Değerli misafirler, çok kıymetli arkadaşlar. Hukuk devletinin en genel tanımı, bütün kurum ve organlarıyla devletin hukuk içinde kalması ve hukukla hayat bulmasıdır. Bu tarifi kuvveden fiile, idealden hakikate çıkaran kurumsal güvencelerin başında, adil ve etkin işleyen bağımsız ve tarafsız bir yargı organının varlığı gelmektedir. Devletin üç temel sütunundan biri olan yargı organı içindeki idari yargı yolu, kamunun tasarrufları karşısında vatandaşın hakkını arayacağı güvenli bir limandır. Danıştay da bu yolun bidayet ve nihayet çizgisindeki son durağıdır. Bundan tam 158 yıl evvel Şûrâ-yı Devlet adıyla kurulduğunda, Sultan Abdülaziz adına okunan Nutk-ı Hümâyun’da hukuki güvenlik, adil ve eşit idare ilkelerinin altı çizilmiş, toplumda sınıf farkı gözetmeksizin hukukun herkes için korunacağı taahhüt edilmişti. Ardından Cumhuriyet Türkiye’sinde Danıştay, bu taahhüdü takip ederek hukuk devleti ilkesinin yerleşmesi ve kökleşmesi için mühim hizmetler ifa etmiştir. Zamanla Danıştay’ın idari ve istişari rolü zayıflamış, buna mukabil yargısal denetim fonksiyonu öne çıkmıştır. Yürüttüğü hukuka uygunluk denetimi ile Danıştay’ın gerek idari makamlara gerek alt derece mahkemelerine sağladığı rehberlik hâlen önemini koruyor.
Tabii burada bir hususun altının çizilmesi gerekiyor. Bakınız, günümüzde hukuku insanın doğuştan gelen hak ve özgürlüklerini dikkate almadan kâmilen tanımlayamıyoruz. Zira hukuk, özü ve meşruiyetini evrensel nitelikteki bu değerlerden alıyor. Hak ve özgürlükler, bir bakıma insanın korunaklı alanını belirleyen, bireysel güvenliği temin eden kurallar kümesidir. Bunun için bireysel güvenlik ihtiyaçlarına cevap vermeden kolektif güvenlik ihtiyaçlarını karşılamaya imkân yoktur. Üstelik bu, bizim için yeni öğrenilmiş bir ders değildir. Devlet felsefemizin temelini oluşturan Şeyh Edebali’nin “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın.” öğüdüyle yüzyıllardır bu gerçeğin farkındayız.
Farkında olduğumuz bir diğer husus, devlet ve vatandaş arasındaki ilişkinin doğası itibarıyla eşitler arası bir ilişki olmadığıdır. İdare hukuku ve bu hukuk dalının kurallarını uygulayan idari yargı, devlet ile vatandaş arasındaki işte bu ilişkide bir denge unsurudur. Adliye mahkemelerinden farklı olarak idari yargıda uyuşmazlığın bir tarafı her zaman devlettir, kamu idaresidir.
Son dakika... CHP, Burcu Köksal'ı kesin ihraç talebiyle disipline sevk etti