Dünyadan Haberler
Moderator
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Antalya Diplomasi Forumu Basın Toplantısı’nda açıklamalarda bulunuyor.
Bakan Fidan'ın ilk açıklamaları şekilde:
Lider panellerinden bölgesel oturumlara birçok farklı format ve içerikte kapsamlı bir programı çok şükür başarıyla hep birlikte icra ettik. Toplam 52 oturumda mevcut krizlerin muhasebesini hep birlikte yapma imkanımız oldu. Asya Pasifik’ten Latin Amerika’ya, Avrupa’dan Orta Asya’ya dünyanın dört bir yanından gelen liderleri, karar alıcıları ve uzmanları aynı çatı altında dinleme ve tartışma imkanımız oldu.
Sadece birkaç rakam vermek istiyorum: Bu yıl 150 ülke ve 66 uluslararası kuruluştan 6.400 katılımcı forumumuza katıldılar. Bu aslında emsalleriyle kıyaslandığı zaman gerçekten çok büyük bir rakam; hem kapsadığı coğrafya itibarıyla hem de katılımcıların sayısı itibarıyla. 23 devlet ve hükümet başkanı, 13 devlet ve hükümet başkan yardımcısı, meclis başkanları, 50 bakan ve 87 uluslararası kuruluşun üst düzey temsilcisi forumumuza iştirak ettiler.
Forum kapsamında Sayın Cumhurbaşkanımız üst düzey verimli temaslarda bulundular. Cumhurbaşkanı Yardımcımız ve diğer bakan arkadaşlarımız da ülkemize gelen, foruma katılan diğer muhataplarıyla güzel, verimli görüşmelerde bulundular. Bizler de çok sayıda mevkidaşımız ve uluslararası kuruluş temsilcileriyle temaslarda bulunduk.
Forum süresince uluslararası gündemi şekillendirecek kritik toplantılara forumun marjında aynı zamanda ev sahipliği yapma imkanımız oldu. Suudi Arabistan, Mısır ve Pakistan ile gerçekleştirdiğimiz dörtlü toplantıda bölgemizde barış ve istikrarı destekleyici adımları ve seyrüsefer serbestisinin kalıcı olarak tesisine yönelik muhtemel girişimleri ele aldık. Bölgemizin geleceğine ilişkin ortak bir vizyon geliştirmek amacıyla atacağımız somut adımları tespit ettik.
'6 MÜSLÜMAN ÜLKEYLE GAZZE SAFAHATINI ELE ALDIK'
Altı Müslüman ülkenin bir araya geldiği toplantıda ise Gazze Barış Planı safahatını ele aldık. Sürece ilişkin ortak irademizi teyit ettik. Bölgemizde kalıcı barışın tesisine yönelik birlikte hayata geçireceğimiz ortak planlamaları ele aldık.
Türk Devletleri Teşkilatı Gayriresmi Dışişleri Bakanları Toplantısı'nda ortak coğrafyamızın gündemindeki meseleleri istişare etme imkanımız oldu. Ayrıca Balkan Barış Platformu'nun 3. Dışişleri Bakanları Toplantısı'nı da forum marjında burada gerçekleştirdik. Burada ileriye dönük sahadaki operasyonel iş birliği adımlarımızı da ele alma imkanı bulduk.
Gazze bağlamında Sayın Cumhurbaşkanımızın refikaları Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi'nin himayelerinde düzenlenen 'Filistin İçin Tek Yürek: Eğitimde Yıkıma Karşı Geleceği Korumak' başlıklı yüksek seviyeli oturum, forumumuzun en anlamlı buluşmalarından biri oldu.
Antalya Diplomasi Forumu'nun farklı görüşleri, farklı coğrafyaları ve farklı çıkarları aynı masada buluşturan niteliği bir kez daha teyit edilmiş oldu, tescil edildi. Oturumlarımızda bölgesel krizlerin ancak o coğrafyanın kendi dinamikleriyle ve bölgesel aktörlerin etkin katılımıyla çözüme kavuşturulacağı fikri belirgin biçimde öne çıktı.
'BİZ İSRAİL GİBİ DEĞİLİZ'
Pakistan, Türkiye, Suudi Arabistan, Mısır dörtlü toplantısını üçüncüsünü yaptık. Bunu da kamuoyuyla paylaştık. Burada ilk baştan itibaren bizim hedefimiz, bunu da defaatle kamuoyuna iletiyorum, bu dört ülkenin bölgesel sahiplenmeyi gerektiren bütün konuları, ama bütün konuları ele alarak sahici, gerçekçi, uygulanabilir bir gündemle yoluna devam etmesi.
Bizim inancımız şu; bu dört ülke aslında bu dört ülke bir temsiliyeti ortaya koyuyor. Bu dört ülkenin etrafında bütün bir bölge var. Biz bölgenin olması gereken iş birliği imkanlarını kullanmadığı için bölgenin kendi potansiyelini hayata geçiremediğine dair kuvvetli bir inancımız, rasyonel bir tespitimiz var. Bu tespitten hareketle somut konuları hayata geçirmek için hep beraber bir araya geliyoruz.
Çok ciddi siyasi krizler var, çatışmalar var. Biliyorsunuz bu çatışmaların sönümlendirilmesi için de neler yapılabilir değerlendiriyoruz.
Biz İsrail gibi değiliz. İsrail’i söylediğiniz gibi, onlar biliyorsunuz Kıbrıs ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile bir araya gelip bölgedeki Müslüman ülkelere karşı bir askeri ittifak kurdular. Biz onların yaptığını yapmıyoruz. Biz bölgemizdeki çatışmaları nasıl söndürürüz, ekonomik ilerlemeyi nasıl sağlarız, istikrarı nasıl hayata geçiririz onun arayışı içerisindeyiz. Biz şunu gördük; eğer dışarıdan yardım beklemeye, kurtarıcı beklemeye bu bölge devam ederse, bu bölge ilelebet bu sorunlarla baş başa kalmaya devam edecek. Onun için akıllı aktörler, hikmetle, geçmişten ders çıkartarak geleceklerine yön verirler.
GAZZE KONUSU
Gazze konusunda da yaptığımız toplantıda, şu anda Gazze Barış Planı'nın bir uygulama süreci var malumunuz. Gazze Barış Planı'nın başlangıcına sebep olan sekizli grubun, New York'ta biliyorsunuz geçtiğimiz yıl Eylül ayında Sayın Trump'la liderlerimiz bir araya geldiler. Buradan çıkan görüş ve iradeyle Gazze Barış Planı, Barış Kurulu gibi mekanizmalar hayata geçirilmeye başlandı. Şimdi bunun kurucu ruhunu oluşturan bu ülkelerle tekrar bir araya geldik. Tüm bu Gazze soykırımını durdurmaya ve tersine çevirmeye yönelik çabalarımız, çalışmalarımız geride bıraktığımız süreç içerisinde nerede? Alınan kararlar, ortaya konan vizyon, yapısal kurumsallaşmalar bizi nereye getirdi? konularını değerlendirdik.
Ayrıntılar geliyor...
İtalya Türkiye'nin göz bebeği Bayraktar TB-3 için kolları sıvadı! 'Avrupa'da bir ilk olacak'
Orta Doğu'da Hürmüz Boğazı gerginliği: Planları bozan korku! İşte ABD'nin İran'da Hark Adası'na asker göndermemesinin sebebi