Kırmızı ette arz güvenliği için yerli üretimin desteklenmesi önem taşıyor

Haberler

Moderator
69ce300c902fd91c8690f8f6.jpg

Dünyada artan "gıda milliyetçiliği" konusunun artık hayvancılık sektöründe de görülmeye başlanması dikkati çekiyor. Ülkeler tarım politikalarını belirlerken bu konu ön plana çıkıyor.

Dalgar, AA muhabirine ülkelerin öncelikle kendine yetecek şekilde planlamalar yapması, kaynaklarını kısa vadeli değil uzun vadeli bir planlama yaparak öncelikli olarak yerel tüketimde, idareli ve planlı kullanma noktasında bir politika izlemeleri gerektiğini söyledi.

Türkiye'de bu konuda önemli adımlar atıldığını belirten Dalgar, "Kırmızı et yetersizliğini ithalatla bugün çözüyor olmanız gelecekte de çözebileceğiniz anlamına gelmiyor. O nedenle de ülkeler kendi planlamalarını yaparak uzun vadede ithalata bağımlı olmadan bu alanı yönetmek durumundalar. Tarım ve Orman Bakanlığı da bu konuda çalışmalar yürütüyor. Kırsalda Bereket Hayvancılığa Destek Projesini buna örnek verebiliriz." ifadesini kullandı.

Dalgar, planlı üretim kapsamında ülke ihtiyaçları doğrultusunda üretim yapanların destekleneceğinin altını çizerek, "Tarım ve hayvancılıkta ortalama yaşın 59'a ulaştı. Hem Tarım Bakanlığı hem de Tarım Teknolojileri Kümelenmesi adında kurulan vakıf organizasyonuyla gençleri tarım ve hayvancılığa bilgiyi ve teknolojiyi kullanarak yönlendiren çok önemli çalışmalar var. Biz de hayvancılık alanında ihtisas üniversitesi olarak bu çalışmaların içerisinde yer alıp bunlara destek sunmaya çalışıyoruz." diye konuştu.

"Türkiye'de yerli embriyo üretim ruhsatı olan tek üniversiteyiz"

Üniversitede sadece veterinerlik ya da tarım hayvancılıkla ilgili bölümlerde okuyanlar değil farklı bölümde okuyan gençleri de bu alana teşvik etmeye çalıştıklarının altını çizen Dalgar, öğrencilere sektörün önemini anlattıklarını aktardı.

Dalgar, üniversitenin yerli embriyo transfer merkezi hakkında bilgiler vererek, şunları söyledi: "Türkiye'de yerli embriyo üretim ruhsatı olan tek üniversiteyiz. Daha az kaynak tüketerek daha fazla ürün almamız gerekiyor, verimli üretim yapmamız gerekiyor. Hayvancılıkta da bunun yolu doğru genetik ve doğru bakımdan geçiyor. Bizim çiftliğimizde beslediğimiz hayvanlarımızın ortalama 40-50 kilogram süt veren genetiğe sahip olması birinci önceliğimiz. İkincisi doğru bakım ve besleme yani bilinçli bakım. Embriyo teknolojisi bu işin tam olarak da merkezinde duruyor. Yani kırsalda hayvancılık yapan bir yetiştiricinin nispeten verimi düşük hayvanına döllenenmiş yumurta diye ifade edilen embriyoyu transfer ettiğinizde bundan 50-60 kilogram süt alabileceğiniz ya da çok yüksek et verimi elde edebileceğiniz bir yavru alıyorsunuz ve bunu çok hızlı çoğaltabiliyorsunuz."
 
Geri
Üst