Dünyadan Haberler
Moderator
İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri’nin İran’a yönelik saldırılarında petrol depolarının da vurulması yeni bir çevre tartışmasını gündeme getirdi. Saatlerce söndürülemeyen yangınların ardından yoğun siyah duman gökyüzünü kapladı. 'Tahran’a güneş doğmadı' yorumları yaygınlaştı. Yangınlardan yükselen siyah partiküller şehrin üzerine yağarken İran Kızılayı da halka 'maske takın' uyarısında bulundu.
İlginizi Çekebilir
Peki petrol depolarına yönelik bu saldırılar yalnızca İran’ı mı etkiliyor, yoksa etkileri çok daha geniş bir coğrafyaya mı yayılabilir? Türkiye için gerçekten bir risk var mı? CNN Türk Meteoroloji Danışmanı Prof. Dr. Orhan Şen, petrol tesislerinde çıkan yangınların çevreye etkisini ve Türkiye açısından olası riskleri değerlendirdi.
"1991’DE DÜNYA BENZERİNİ YAŞADI"
Prof. Dr. Orhan Şen, petrol yangınlarının geçmişte de büyük çevre krizlerine yol açtığını hatırlattı. Şen’e göre 1991 yılında yaşanan Körfez Savaşı sırasında petrol kuyularında çıkan yangınlar dünya çapında çevre kirliliğine neden olmuştu.
Bugün İran’da da benzer bir tablo ortaya çıkıyor. İran’ın farklı bölgelerinde savaşın etkisi görülürken, bombalanan alanlarda bulunan petrol kuyuları, rafineriler ve petrol tesisleri yanmaya başladı. En dikkat çekici yangının ise Tahran’ın kuzeydoğusundaki petrol tesislerinde meydana geldiği belirtiliyor. Şen, Basra Körfezi’ne yakın bölgelerde bulunan petrol rafinerilerinde de yangınların devam ettiği ifade etti. Uzmana göre savaşın uzaması halinde farklı bölgelerde yeni yangınların çıkması da ihtimal dahilinde.
PETROL YANGINLARI HANGİ GAZLARI YAYIYOR?
Petrolün yanmasıyla birlikte atmosfere çok sayıda kirletici madde yayılıyor. Prof. Dr. Orhan Şen’e göre petrol yangınlarında ortaya çıkan başlıca kirleticiler şunlar:
• Yanmış ve yanmamış hidrokarbonlar
• Kükürt dioksit (SO₂)
• Partikül maddeler
Bu maddeler atmosferde yayıldıktan sonra çevreye iki farklı şekilde etki ediyor.
"KURU BİRİKME" TEHLİKESİ
Kirleticilerin bir kısmı atmosferde belirli bir süre kaldıktan sonra doğrudan yere çöker. Buna kuru birikme deniyor.
Bu kirleticiler; su depolarına, su kanallarına, içme suyu göletlerine, ormanlara, toprağa, bitki örtüsüne
ulaşabiliyor. Bu durum ise su kaynaklarının kirlenmesine, tarım alanlarının zarar görmesine ve doğal ekosistemin bozulmasına yol açabiliyor.
ASİT YAĞMURLARI NASIL OLUŞUYOR?
Orhan Şen şöyle devam etti;
Petrol yangınlarından çıkan kirleticilerin bir kısmı ise atmosferin daha üst katmanlarına yükseliyor. Bulutların bulunduğu bölgede su damlacıklarıyla kimyasal reaksiyona giren kükürt dioksit gazı sülfürik aside (H₂SO₄) dönüşüyor. Bu süreç sonucunda asit yağmurları meydana geliyor.
Sülfürik asit oldukça güçlü bir asit olarak biliniyor. Yere düştüğü bölgelerde: • su kaynaklarını kirletebiliyor • tarım alanlarına zarar verebiliyor • bitki örtüsünü tahrip edebiliyor Ayrıca meralara düşen asit yağmurları, otları yiyen hayvanlar üzerinden gıda zincirine de karışabiliyor. Bu durum insan sağlığını da etkileyebiliyor."
İNSAN SAĞLIĞI İÇİN DE RİSK OLUŞTURUYOR
Asit yağmurlarının özellikle hassas gruplar üzerinde ciddi etkileri olabiliyor.
Prof. Dr. Orhan Şen, bu tür kirleticilerin, bebeklerde, çocuklarda, astım ve akciğer hastalığı bulunan kişilerde
solunum problemlerini artırabileceğini söyledi. Bu nedenle petrol yangınlarının yalnızca çevresel değil, aynı zamanda sağlık açısından da risk oluşturduğu vurguladı.
“BU KİRLETİCİLER SINIR TANIMAZ”
Petrol yangınlarının etkisi yalnızca İran’la sınırlı kalmayabilir. Atmosferde yayılan kirleticiler meteorolojik sistemlerin etkisiyle farklı ülkelere taşınabiliyor.
Prof. Dr. Orhan Şen’e göre bu kirli hava kütleleri: Afganistan, Pakistan, Çin gibi ülkelere kadar ulaşabiliyor. Hatta atmosferde dolaşarak dünyanın farklı bölgelerine, hatta Amerika’ya kadar taşınması bile mümkün. Her ne kadar mesafe arttıkça yoğunluk azalsa da kirleticilerin atmosferde uzun süre kalabildiği belirtildi.
TÜRKİYE İÇİN RİSK VAR MI?
Prof. Dr. Orhan Şen’e göre şu an Türkiye’de doğrudan asit yağışı oluşturacak bir durum bulunmuyor. Ancak meteorolojik şartların değişmesi halinde bazı bölgelerde risk oluşabilir.
PAZAR GÜNÜNE DİKKAT
Özellikle Cumartesi ve Pazar günü Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yağış bekleniyor. Şen, "Eğer İran’daki yangınlardan çıkan kirleticiler bu yağış sistemine karışırsa asit yağışlarının oluşabilir" dedi.
SİSTEM YÖN DEĞİŞTİRİRSE KARADENİZ DE ETKİLENEBİLİR
Meteorolojik sistemlerin genellikle batıdan doğuya doğru hareket ettiği belirtiliyor. Bu nedenle kirleticilerin ilk etapta daha çok doğu ülkelerini etkilemesi bekleniyor. Ancak atmosferde dolaşan hava akımları zamanla yön değiştirebiliyor. Prof. Dr. Orhan Şen’e göre bazı sistemler Karadeniz bölgesine doğru yönelme ihtimali de gösterebilir.
1991’DE TÜRKİYE ETKİLENMİŞTİ
Prof. Dr. Orhan Şen, geçmişte benzer bir örneğin yaşandığını hatırlattı.
"1991’deki Körfez Savaşı sırasında Kuveyt’teki petrol yangınlarının etkileri Türkiye’de de hissedilmişti. Önümüzdeki aylarda devreye girmesi beklenen Basra Alçak Basıncı sistemi ise İran ve çevresindeki hava hareketlerinin Türkiye’ye doğru taşınmasını kolaylaştırabilir. Bu sistem özellikle Nisan ayından itibaren Türkiye’de sıcaklıkların artmasına neden olan meteorolojik bir yapı olarak biliniyor."
SAVAŞIN BEKLENMEYEN ETKİSİ: FÜZE SİSTEMLERİ
Prof. Dr. Orhan Şen şöyle devam etti;
"Petrol yangınlarından çıkan yoğun dumanın askeri açıdan da etkileri olabilir. Atmosferdeki partiküller lazer güdümlü sistemlerin ışınlarını saçabiliyor. Bu durum bazı füzelerin hedef şaşırmasına neden olabilecek bir etki yaratabilir. Savaş yalnızca askeri değil, aynı zamanda çevresel ve atmosferik sonuçları olan bir süreç.
KRİTİK ÖNLEM UYARISI
Prof. Dr. Orhan Şen, risk oluşması halinde bazı önlemlerin alınabileceğini belirtti.
Buna göre:
• maske kullanılması
• asit yağmuruna maruz kalınması halinde eve gidildiğinde duş alınması
• kıyafetlerin değiştirilmesi gibi önlemler önerildi.
Öter yandan Orhan Şen'e göre petrol yangınlarının etkileri içme suyundan tarıma, hayvancılıktan insan sağlığına kadar birçok alanda hissedilebilir. Şu an için sistemlerin daha çok doğuya doğru hareket ettiği belirtilse de meteorolojik koşulların yakından takip edilmesi gerektiği vurgulandı.
ABD-İsrail-İran savaşı 11'inci gününde! ABD basını yazdı: İran'a kara operasyonu olacak mı?