Depremde kızını kaybeden anneanne, ailesini depremde yitiren torunu için "Kızımdan kalan mirasım" diyor

Yasam

Moderator
Depremde kızını kaybeden anneanne, ailesini depremde yitiren torunu için

Hatay'da depremde ailesini kaybeden ve enkazdan 12'nci saatte kurtulan Furkan Çaksen, anneannesi Zeynep Acar'la birlikte yaşıyor. Depremde ölen kızının emanetine sahip çıkan Acar, konuşmalarıyla yürekleri burktu.

Kahramanmaraş merkezli depremlerde en çok yıkıma uğrayan Hatay'da binlerce bina yıkıma uğrarken, 25 bin can da hayatını kaybetti. Depreme Antakya'ya bağlı General Şükrü Kanatlı mahallesinde yakalana 16 yaşındaki Furkan Çaksen'in annesi, babası ve üç kardeşi enkaz altında kalarak hayatını kaybetti. Depremde ailesini yitiren Çaksen ise 12 saat enkaz altında kaldıktan sonra kurtarıldı. Çaksen, depremden bu yana anneannesi Zeynep Acar'la birlikte yaşıyor. Enkazdan çıktığı ilk günden beri torununa göz kulak olan anneanne, rahmetli kızının mirası olarak gördüğü torununa sahip çıktığını ifade etti.

"12 SAATLİK ENKAZ SÜRECİNİN SADECE 4 SAATİNİ HATIRLIYORUM"
Enkazdan kurtulan Çaksen, deprem olmadan önceki saatlerde ailecek akşam yemeği yediklerini ve kardeşleriyle ödevlerini yaparak uyuduklarını söylerek anlatmaya başladı. Depremin şiddetli sarsıntısıyla uyanan Çaksen, bir anlık refleksle kardeşlerine koştuğunu ve ev yıkılınca da enkaz altında kaldığını belirtti. 12 saat kaldığı karanlığın sadece dört saatini hatırladığını ve gerisi hatırlamadığını söyleyen Çaksen, şöyle devam etti:



“Depremde babamın sesini duyuyordum ama biraz ilerleyen saatlerde babamın sesi de gittikçe kısıldı. Samimi olduğumuz bir Mustafa Albayrak hocam, yanıma gelerek kurtardı. Sesim dışarıya duyuluyordu ama babamın sesi daha da aşağıdaydı. Dışarıdakiler babamın sesini duymuyordu. O hocam beni kurtardı. Çıktıktan sonra taşa oturduk. Ne gelecek bir kimse vardı ne de alacak biri vardı. Herkes enkazlarda hayat kurtarmaya çalışıyorlardı.”

"ÖĞRETMEN OLMAK İSTİYORUM"
Üzerinden yıllar geçmesine rağmen hala gözlerini kapattığında depremi hatırlayan Çaksel, o anların hiç aklından çıkmadığını söyledi. Deprem olduğunda sekizinci sınıfa gittiğini belirten Çaksel, şimdi ise 11'inci sınıf öğrencisi. Üniversite sınavlarına hazırlandığını söyleyen Çaksel, öğretmen olmak istiyor. Anneansiyle yaşadığını ve güzel zamanlar geçirdiklerini anlatan Çaksel, şöyle devam ediyor:



“O yaşlı olduğu için ben ona destek oluyorum. Enkazdan çıktıktan sonra hastaneye gittik. Hastanede her yerde yaralılar vardı. Doktorlar her yere koşmaya çalışıyor ama maalesef yetişemiyorlardı. Kolum şişti, kangren olacaktı ve ameliyathaneye gittik. Her yeri şişmiş insanlar vardı. Bir doktor beni çağırıp alkollü bezle koluma koydu ve ödem çıkmaya başladı. Ödemler çıkmaya başlayınca başparmağımı hareket ettirdiğim için ameliyat olmayacaksın dediler. Çünkü o zamanlarda ameliyata girenler uzuvlarını kaybedip içeriden çıkıyorlardı. Bu yüzden çok korkmuştum. Benim kolum da şişmişti ve keseceklerini düşünmüştüm.”

"EVLAT ACISI ÇOK BAŞKA"
Torunuyla hayatına devam eden anneanne Zeynep Acar ise sözlerine “Kızım oğlunu hediye olarak bana bıraktı, torunum benim yanımda kalıyor ve bana iyice evlatlık yapıyor” diyerek başladı. Zeynep Acar ise o günü şöyle anlatıyor:



"Ben o gün başka kızımda oturuyordum, düğün için İstanbul’a gitmişlerdi. O gecede ben de depremi yaşadım. Orada yaşadığım yerden çıktık ve taksinin içinde 5 saat oturduk. Çocuklar gelmedi diyorum. Haber aldık ve çocuğum ve ailesi enkazda kaldı. Çocuklarımızın yanına geldik ve enkazdan çıkardılar. Cenazeleri gömdük. Kızım öldü ama bana bir oğlunu hediye olarak bana bıraktı. Torunum benim yanımda kalıyor. Bana iyice evlatlık yapıyor. Beraber yaşayıp gidiyoruz. Evlat acısı başka ve çok zordur."
 
Geri
Üst