Otomobil
Moderator
HANDE ATILGAN / ANKARA - Uzmanlar, bu ortamı ve olasılıkları Milliyet’e değerlendirdi.
‘ACELEYE GETİRİLDİ’
(İran Araştırmaları Merkezi (İRAM) Uzmanı Oral Toğa)
“(ABD saldırısı) 3 vakte kadar bekliyoruz. Trump sert şekilde vuracağını söylüyor. Altyapıyı, özellikle petrol altyapısını ne kadar hedef alacağını bilmiyoruz ama Tahran’ı sağlam şekilde baskılamak için elektrik gibi sivil altyapının hedef alınması mümkün. Daha önceki operasyonlarda Almanya gibi batı ülkelerinin lojistik, istihbari desteği olmuştu. Bu kez operasyon aceleye getirildi. Bu yüzden kontrolden çıkma olasılığını da gözardı etmemek gerekiyor bence. İran’a ekonomik olarak çok büyük zararlar verilecektir. 12 Gün Savaşı’ndaki (Haziran 2025’teki İran-İsrail çatışması) gibi bir tablo olsa, topyekün çökertme ihtimali olabilirdi ama bence İran hava sahası da bazı ihtimallere hazırlıklıdır.
Kökü kazınana kadar sürecek
Türkiye faktörü
Bu arada İran uzun süredir uzlaşmak istiyor. ABD güvenlik bürokrasisi ve iç siyaset, durumun daha da sertleşmemesi için müdahale etmek isteyecektir diye düşünüyorum ama iç siyaset karışık. Trump, Epstein dosyalarıyla sıkıştırılıyor. Türkiye ciddi bir kapı ama bütün fırsat pencereleri engellenmeye çalışıyor. İsrail sahada yokmuş gibi kendini saklama konusunda becerekli. Türkiye, en kötü senaryoların önüne geçebilecektir. Körfez ülkeleri ve Pakistan gibi aktörler de İran’ın bütünlüğünü savunuyor. Bu gerilimin dizginlenmesi istenecektir.”
‘Körfez’de karşılaşma bekliyoruz’
(İstanbul Aydın Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Hazar Vural)
“ABD, çok büyük yığınak yaptı. İran’ın coğrafi koşulları, çöller kara harekatını mümkün kılmıyor ancak Körfez, Hürmüz Boğazı üzerinden restleşme yaşanıyor. Körfez’de karşılaşma bekliyoruz. İran daha önce diplomatik müzakereler sürerken vuruldu, şu an farklı bir taktik planlanıyor olabilir. Bölgede on binlerce Amerikan askerinden bahsediyoruz. İran aylardır bunu bekliyor, Körfez’in altını ve üstünü akıl cihazlarla gözlediğini bildiriyor.
‘Gerekçe ne olacak?’
ABD’nin yıllardır sürdürdüğü ekonomik baskılama, halkın yönetimle bağlarını koparmak içindi. Protesto kültürü İran geleneğinde var fakat bu seferki 47 yıllık İran İslam Cumhuriyeti’nin belki en büyüğü değil ama en derin izler bırakan eylemleri oldu. Protestolar İran’ın dini liderini de hedef aldı. Haziran ayındaki toplumla, yılbaşındaki toplumun farklılaştığını görüyoruz. İran 6 ay boyunca savaş ekonomisini yaşadı, kızgın bir halk var şu an. Dünyanın en önemli su ve enerji rotalarının birinin kalbinde çok riskli bir hamle yaşanıyor. İran’da şu an gösteriler sönümlendi, nükleer çalışmalar da Haziran’dan sonra yok edilmediyse de geriye gitti. Trump saldırıyı ne gerekçeyle yapacak, bu da uluslarası siyaset için yanıtlanması zor olan bir soru olacak.
Covid'den 5 kat daha güçlü! Nipah virüsü nereden çıktı, pandemiye dönüşür mü?
Aktif tek adres Ankara
Şu an gerginliğin sönümlenmesi için aktif olan tek adres Ankara gibi gözüküyor. Ocak ayının ilk 30 gününde Ankara-Tahran arasında adeta mekik dokundu. Bu, Türk diplomasisinin karakteristiğini gösteriyor. Öte yandan AB’nin İran’ın iki resmi ordusundan birini (Devrim Muhafızları) şimdi terör örgütü olarak tanımlaması, konuyu sönümlendirecek bir adım değil. İran Cumhurbaşkanı’nın korumaları, Devrim Muhafızları’ndan da olabiliyor. O zaman Cumhurbaşkanı, Avrupa’ya gidemeyecek mi? Hiçbir devlet kendi ordusunu bir müttefiği için sahaya sürecek durumda değil ama BMGK düzeyinde Çin ve Rusya müdahaleye karşı çıkacaktır. Sonuçları belirsiz bir tablo var. (İsrail’in pozisyonu) ABD, 12 Gün Savaşı’nın belki son gününde vurdu ama 12 gününde de vardı. ABD çıkarları, İsrail güvenliğiyle birlikte yazılır.
Herkes zarar görür
Türkiye açısından bakıldığında, Terörsüz Türkiye, Terörsüz Bölge için ilmek ilmek dokuduğumuz coğrafyanın, Suriye gibi kritik noktalarıyla uğraşırken yanı başımızda başka bir kaos çıkması, herkesi zarara götürür.”