Teknoloji
Moderator
Starlink’in mühendislikten sorumlu başkan yardımcısı Michael Nicolls, X üzerinden yaptığı açıklamada şirketin “uydularda büyük ölçekli bir yeniden konfigürasyon” sürecini başlattığını duyurdu. Buna göre halihazırda yaklaşık 550 kilometre irtifada bulunan Starlink uyduları, 480 kilometre seviyesine indirilecek. Amaç, yörüngelerin daha az kalabalık olduğu bir bölgeye geçerek çarpışma riskini azaltmak ve olası bir arıza durumunda uyduların daha hızlı şekilde atmosfere girip yok olmasını sağlamak.
Nicolls, uyduların daha alçak yörüngelere çekilmesinin uzay güvenliğini birden fazla açıdan artıracağını vurguluyor. Bu kararın arkasındaki önemli nedenlerden biri de yaklaşan güneş minimumu. Güneşin yaklaşık 11 yıllık döngüsünde daha sakin bir dönemi ifade eden güneş minimumu sırasında, üst atmosferin yoğunluğu azalıyor. Bu da uyduların doğal olarak yavaşlayıp düşme süresini uzatıyor. Nicolls’a göre yörüngenin düşürülmesi, güneş minimumu koşullarında balistik düşüş süresini yüzde 80’den fazla kısaltacak; yani normalde 4 yıldan uzun sürebilecek bir süreç, birkaç aya kadar inecek.
Yörüngemizdeki kalabalık risk oluşturmaya başladı
Bu hamle, Starlink’in son dönemde yaşadığı bazı kritik olayların hemen ardından geldi. Şirket kısa süre önce bir Starlink uydusunda yaşanan teknik bir arızanın uzayda küçük çaplı enkaz oluşumuna yol açtığını açıklamıştı. Ayrıca Nicolls, birkaç gün önce Çin’den fırlatılan ve mevcut uydu operatörleriyle herhangi bir koordinasyon yapılmadığını öne sürdüğü bir uydu grubuyla tehlikeli derecede yakın bir geçiş yaşandığını da paylaşmıştı.
Starlink ve Çin uydusu çarpışmanın eşiğinden döndü
Nicolls, yeni düzenlemenin özellikle “kontrol edilmesi zor riskler” açısından önemli olduğunu belirterek, diğer uydu operatörlerinin koordine edilmemiş manevra ve fırlatmalarının yarattığı tehlikelere karşı Starlink ağını daha güvenli hâle getireceğini söylüyor. Kısacası SpaceX, artan uydu trafiğiyle birlikte büyüyen riskleri, kendi cephesinde mümkün olan en düşük seviyeye çekmeye çalışıyor.