Yasam
Moderator
Bilim insanları, Güneş Sistemi dışından gelen 3I/ATLAS adlı kuyruklu yıldızın 12 milyar yaşında olabileceğini açıkladı. Bu, cismin Güneş Sistemi’nden neredeyse üç kat daha yaşlı olabileceği anlamına geliyor.
Gök bilimciler, geçen yıl Güneş’in yakınından geçen yıldızlararası kuyruklu yıldız 3I/ATLAS’ın, Güneş Sistemi’nde bugüne kadar gözlemlenen en sıra dışı cisimlerden biri olabileceğini bildirdi.
Nature dergisinde yayımlanan yeni araştırmaya göre, 3I/ATLAS’ın yaşı 12 milyar yıla kadar çıkabilir. Güneş Sistemi’nin yaklaşık 4,5 milyar yıl önce oluştuğu düşünülüyor.
NASA Goddard Uzay Uçuş Merkezi’nden araştırmanın başyazarı Martin Cordiner, cismin “Güneş Sistemi’nde gözlemlenmiş en eski nesne” olabileceğini söyledi. Ancak araştırmacılar, kuyruklu yıldızın olağan dışı kimyasal yapısına dair başka açıklamaların da mümkün olduğunu belirtti.
3I/ATLAS, insanlık tarafından şimdiye kadar gözlemlenen üçüncü yıldızlararası cisim olarak kayıtlara geçti. Kuyruklu yıldız, geçen yıl temmuz ayında keşfedilmişti. Araştırma, James Webb Uzay Teleskobu ve Şili’deki ALMA Gözlemevi tarafından yapılan ölçümlere dayanıyor. Bilim insanları, kuyruklu yıldızdaki izotop oranlarını inceleyerek cismin Güneş Sistemi’ndeki hiçbir gök cismine benzemeyen bir kimyasal bileşime sahip olduğunu tespit etti.
NASA’ya göre 3I/ATLAS, Güneş Sistemi’ndeki kuyruklu yıldızlara kıyasla yaklaşık 30 kat daha fazla döteryum içeriyor. Ağır suyla ilişkilendirilen bir hidrojen türü olan döteryumun bu kadar yüksek oranda bulunması, cismin çok soğuk bir ortamda oluştuğuna işaret ediyor.
Cordiner, bu düzeyde ağır su bolluğunun ancak çok soğuk koşullarda ortaya çıkabileceğini belirtti. Araştırmacılara göre kuyruklu yıldızın oluştuğu ortamın sıcaklığı eksi 243 derece civarında olabilir.
3I/ATLAS’ın Samanyolu’nun tam olarak neresinden geldiği bilinmiyor. Ancak bilim insanları, yıldızlararası cisimlerin de Güneş Sistemi’ndeki kuyruklu yıldızlara benzer biçimde, yeni gezegenlerin oluşumu sırasında uzaya savrulmuş olabileceğini düşünüyor.
Herhangi bir yıldıza bağlı olmayan 3I/ATLAS’ın, milyarlarca yıl boyunca galaksi içinde çok geniş yörüngelerde dolaştığı tahmin ediliyor.
Araştırmacılar, kuyruklu yıldızın kimyasal yapısında beklenen bazı zenginleşme izlerinin görülmemesinin, cismin yıldız oluşum bölgelerine yakın bir ortamda meydana gelmiş olabileceğini gösterdiğini belirtiyor.
Cordiner’e göre 3I/ATLAS, yaklaşık 10 milyar yıl önce yıldız oluşumunun yoğun olduğu “kozmik öğle” döneminden kalma bir kalıntı da olabilir.
Daha önce gözlemlenen yıldızlararası cisimler 1I/‘Oumuamua ve 2I/Borisov, bu düzeyde ayrıntılı izotop ölçümü yapılabilecek kadar parlak değildi. Bu nedenle 3I/ATLAS, bilim insanlarına Güneş Sistemi dışından gelen maddelerin yapısını incelemek için benzersiz bir fırsat sundu.
Kuyruklu yıldız keşfedildikten sonra bazı iddialar da gündeme gelmişti. Harvard Üniversitesi’nden Avi Loeb, cismin bir uzay aracı olabileceğini öne sürmüş, ancak NASA bu ihtimali reddetmişti. Dünya dışı yaşam araştırmaları yürüten SETI Enstitüsü de kuyruklu yıldızda dünya dışı teknolojiye dair herhangi bir kanıt bulunmadığını açıklamıştı.
SETI’nin Breakthrough Listen girişiminden Oxford Üniversitesi araştırmacısı Steve Croft, yapılan tüm gözlemlerin cismin doğal bir astrofizik nesne olduğunu gösterdiğini söyledi.
Bilim insanlarına göre 3I/ATLAS artık Güneş Sistemi’nden uzaklaşıyor ve bir daha geri dönmeyecek. Bu nedenle gelecekte yapılacak gözlemler giderek zorlaşacak. Ancak gök bilimciler, Şili’deki yeni Vera C. Rubin Gözlemevi sayesinde önümüzdeki yıllarda çok daha fazla yıldızlararası cismin keşfedilebileceğini düşünüyor. Cordiner, “Bu, heyecan verici yeni bir alanın sadece başlangıcı. Bu cisimler ve galaksimiz hakkında bize söyleyebilecekleri şeyler konusunda öğrenecek çok şeyimiz var.” dedi.