MHP lideri Bahçeli, istifa tartışmalarına nokta koydu: ‘Yönter’in istifası küskünlüğe dayalı değil’

Haberler

Moderator
69c87111b479ff7c6aeb89c3.jpg

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İzzet Ulvi Yönter’in Genel Başkan Yardımcılığı görevinden istifasına ilişkin kamuoyunda gündeme gelen iddia ve tartışmalara nokta koydu. MHP Siyaset ve Liderlik Okulunun 23. Dönem Eğitim ve Öğretim Yılı açılış törenine katılan Bahçeli, programın ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bahçeli şunları söyledi:

TÜRKİYE BARIŞ İÇİN ÇABA SARF EDİYOR: (ABD ve İsrail’in İran’a saldırıları) Türkiye komşu ülkeler dahil, dünyada çatışmalara fırsat vermeyecek bir barış ve huzur ortamının tesisi için çaba sarf ediyor. Sayın Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere bugünkü siyasi iktidar, Dışişleri Bakanı da üstün bir gayret göstermek suretiyle barışın sağlanması, silahların susması ve huzura kavuşulması açısından önemli temaslarda bulunuyorlar.

REJİM DEĞİŞİKLİĞİ İSRAİL’DEN BAŞLAMALI: Temennimiz en kısa zamanda silahların susması. Bu silahları sustururken de süper güç olarak kendilerini nitelendirmiş, fakat iradeleri dışında her ülkenin milli iradesiyle çelişecek tarzda rejim değişikliklerine heves edenleri, insanlığa, demokrasiye ve ülkelerin varlığına saygı duymaya davet ediyorum. Her şeyden evvel bir rejim değişikliği olacaksa, geçmişte de ifade ettiğim gibi, bu rejim değişikliği İsrail’den başlamalı, İsrail’in karanlık emelleri son bulmalı.

KÜSKÜNLÜĞE DAYALI DEĞİL: (Yönter’in istifası) İzzet Yönter bey, genel başkan yardımcılığı görevinden ayrıldı. Kendisinin değerli katlıları olmuştur. Bizden istifa herhangi bir küskünlüğe dayalı bir yapı değildir. İzzet Bey akademik çalışmaları için, kazanmış olduğu doktora sıfatını daha ileriye taşımak için müsaade istemişlerdir. Kısa süre içerisinde değerli bir kardeşimiz sorumluluğunu üstlenecek. MHP’de kırılma, kırgınlık, öfke, intikam gibi kavramlar bize göre çok yabancıdır. Her şeyin hayırlısını düşünmek lazımdır.

MEDYAYA UYARI

ABD’nin bugünkü yönetimi çok konuşuyor, çok farklı şeyler söylüyor. Bu farklılıkları da Türk medyası sanki her gün, yarın bir şeyler olacakmış gibi topluma takdime gayret gösteriyor. Bu da toplumun barışa olan güvenini sarsacak bir hataya düşmesine sebebiyet veriyor. Onun için medya mensubu arkadaşlarımız başta olmak üzere medyanın yöneticilerine gerçekler üzerinde tartışmayı yaparak toplumu en iyi şekilde aydınlatma görevini üstlenmeleri yoksa bir devletin başkanının her gün ne yaptığını tekraren ifade edecek tarzda bir hataya düşürülmemesini de temenni ediyorum.
 
Geri
Üst