Magazin
Moderator
Bakan Kacır, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Milli Teknoloji Atölyesi Açılış Töreni'nde yaptığı konuşmada, Türkiye'nin kendi teknolojisini geliştiren, üreten ve rekabetçi şekilde dünyaya sunabilen bir ülke olma yolculuğuna dolu dizgin devam ettiğini söyledi.
Türkiye'nin teknoloji geliştirme ve üretme kapasitesinin 23 yıl öncesiyle mukayese edildiğinde muazzam düzeyde arttığını vurgulayan Kacır, "23 yıl öncesinde Türkiye'de sadece 2 teknopark varken, bugün 114 teknoparktan söz ediyoruz. Sadece 56 teknopark şirketi varken, bugün 12 bin 500'den fazla teknoloji geliştiren teknopark şirketinden söz ediyoruz." diye konuştu.
Kacır, Türkiye'nin, 23 yıl önce 29 bin olan AR-GE insan kaynağının, bugün 310 binden fazla olduğunu belirterek, şöyle devam etti:
"Toplam AR-GE harcamalarımızın 1,2 milyar dolardan 20 milyar dolara yükseldiğinden, araştırma geliştirmede özel sektörün payının yüzde 25'ler düzeyinden şimdi yüzde 65'ler düzeyine çıkmış olduğundan yani Türk özel sektörünün araştırma, geliştirme ve katma değerli üretim konusunda muazzam bir kabiliyet kazandığından büyük bir memnuniyetle söz ediyoruz."
Bütün bunların Türk milletinin hep birlikte başardığı işler olduğunu dile getiren Kacır, "Bütün bunlar sayesinde ihracatımızı 36 milyar dolardan 273 milyar dolara yükselttik. Sanayi katma değerimizi 41 milyar dolardan 246 milyar dolara çıkardık." ifadelerini kullandı.
"Türkiye bir öz güven devrimi inşa etti"
Kacır, daha gidilecek çok yolun olduğunu vurgulayarak, Türkiye'nin özellikle son dönemde bütün dünyanın dikkatle izlediği, dostlarının gıptayla, hasımlarının endişeyle seyrettiği savunma sanayisi başarılarıyla bir öz güven devrimi inşa ettiğini söyledi.
Bugün savunma sanayisinde tüm kritik platformlarda kendi kabiliyetlerini ortaya koyabilen, kendi sistemlerini, alt sistemlerini ve çekirdek teknolojilerini geliştirebilen, üretebilen, insansız hava araçları gibi alanlarda dünya lideri olabilmiş bir Türkiye'den söz edildiğini belirten Kacır, "Bunlar Cumhuriyet'imizin ikinci asrına adım attığımız bu dönemde her birimiz için şüphesiz büyük iftihar kaynakları, aynı zamanda gelecek için de umut kaynağı." dedi.
"Türk üniversiteleri bugün üzerlerine düşen sorumluluğu büyük bir başarıyla yerine getiriyor"
Kacır, Milli Teknoloji Hamlesi yolculuğunda Türk sanayisi kadar Türk bilim, araştırma ve eğitim ekosisteminin de çok büyük payı olduğunu dile getirerek, "Türkiye, araştırma, geliştirme, inovasyon yolculuğunu, üniversite-sanayi işbirliğini merkeze alan bir yaklaşımla hayata geçiriyor." değerlendirmesinde bulundu.
Bakan Kacır, teknoparklar, araştırma, geliştirme ve tasarım merkezlerinin üniversite-sanayi işbirliğini daha ileri seviyelere çıkarabilmek için kurulmuş altyapılar ve geliştirilmiş enstrümanlar olduğuna işaret etti.
Türk üniversitelerinin bugün üzerlerine düşen sorumluluğu büyük başarıyla yerine getirdiğini vurgulayan Kacır, "Bu sorumluluğun başında şüphesiz beşeri sermayemizi çok iyi yetiştirebilmek, insan kaynağımıza en ileri düzeylerde imkanlar sunabilmek ve dünyayla yarışabilecek bir insan kaynağı oluşturabilmek geliyor." diye konuştu.
Kacır, bugün Türkiye'nin savunma sanayisinde 4 binden fazla firmada 100 binden fazla çalışanla ortaya koyduğu bu başarıların Türk üniversitelerinde yetişmiş insan kaynağıyla hayata geçirildiğini belirtti.
Üniversitelerin bilimsel üretim kapasitesinin de bu dönemde arttığını anlatan Kacır, şunları kaydetti: "23 yıl önceyle kıyasladığımızda her yıl 6 misline yakın bir bilimsel üretim düzeyinden bahsediyoruz. Hem nicelik hem nitelik yönleriyle Türkiye'nin üniversitelerinin 23 yıl içerisinde bilimsel üretim kapasitesinin çok daha ileri bir düzeye geldiğini büyük bir mutlulukla görüyoruz. Üniversitelerimiz arasında bazılarının sorumluluğu daha fazla. Çünkü onlar tarihimizden taşıdıkları bir misyonu, Türkiye'nin kalkınma yolculuğunda lokomotif olma, öncü olma misyonunu sürdürmek zorundalar." Bakan Kacır, açılış konuşmasının ardından stant ve atölye ziyaretlerinde bulundu.