AB ile Hindistan mercek altında

69b5ff1ec202702b6e293b0c.jpg

EVRİN GÜVENDİK / Ankara -Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türk ihracatçıları için stratejik önem taşıyan gelişmelere ilişkin milletvekillerinin soru önergelerine verdiği yanıtta, AB’nin STA açılımlarının Türkiye’nin ihracatı üzerinde etkisinin sınırlı olacağını belirtti. Bolat, AB’nin STA’larına karşı uzun süredir risk bazlı tedbirler aldıklarını anlattı.

Bakanlığının AB ve Hindistan arasında imzalanan STA’nın Türkiye’ye muhtemel etkilerine ilişkin çalışmalar yürütüldüğünü belirten Bolat, bu çalışmalar sonucu yapılan değerlendirme ve tespitleri şöyle aktardı:
“Hindistan ihracatının GSYH’ya oranı yüzde 11, ihracatının ithalatını karşılama oranı ise yüzde 62 düzeyindedir. Hindistan ekonomi ve sanayisinin daha içe dönük bir üretim yapısına sahip olduğu görülmektedir. Diğer taraftan, Hindistan’ın ihracatındaki başlıca ürünlerde AB’nin gümrük tarifeleri halihazırda sıfır veya oldukça düşüktür. Ayrıca, AB-Hindistan STA kapsamında Hindistan’ın AB pazarında tercihli gümrük vergisi oranlarından yararlanabilmesi için anlaşmada öngörülen menşe kuralları çerçevesinde ilgili ürünlerin Hindistan menşei kazanması gerekecektir. Dolayısıyla, yalnızca Hindistan’da yeterli işçilik veya işlem görerek anlaşmada tanımlanan menşe kriterlerini karşılayan ürünler tercihli rejimden istifade edebilecektir.”

‘Türkiye daha avantajlı’

Türkiye ile AB arasındaki Gümrük Birliği kapsamında sanayi ürünleri açısından taraflar arasında serbest dolaşımın esas olduğunu hatırlatan Bolat, “Bu yönüyle Türkiye’nin AB’ye ihracat rejimi, STA kapsamındaki klasik menşe temelli tercihli ticaret düzenlemelerinden farklı ve ileri bir entegrasyon düzeyine dayanmaktadır” dedi. Türkiye’nin üretim altyapısı ve ihracat kompozisyonunun AB teknik standartlarını karşılayacak seviyede olduğunu kaydeden Bolat, “Hindistan ise AB ile bu düzeyde kurumsallaşmış ve bağlayıcı bir teknik mevzuat uyumuna sahip değildir. Bu durum ülkemizin AB pazarında teknik engeller ve düzenleyici çerçeve açısından da Hindistan’a kıyasla yapısal bir avantaja sahip olduğunu göstermektedir. Türkiye olarak bu ortamda rekabet ettiğimiz dikkate alındığında, AB’nin açılımlarının etkisinin de sınırlı olacağı düşünülmektedir” diye konuştu.
 
Geri
Üst