Magazin
Moderator
Orta Doğu’da tansiyon zirveye çıktı. İran’ın Amerikan hedeflerine yönelik hamleleri ve karşılıklı sert açıklamalar, 'Diplomasi çöktü mü?' sorusunu gündemin ilk sırasına taşıdı. Gözler şimdi Ankara’da. Türkiye çatışmada taraf olmadığını net biçimde vurgularken, diplomatik temas trafiğini de hız kesmeden sürdürüyor.
İlginizi Çekebilir
CNN Türk Ankara Temsilcisi Dicle Canova’nın verdiği son kulis bilgilerine göre Ankara, hem güvenlik hem ekonomi hem de göç başlıklarında alarm durumunda. Peki Türkiye ‘arabulucu’ rolünü üstlenecek mi?
ANKARA’DA 7/24 DİPLOMASİ TRAFİĞİ
CNN Türk Ankara Temsilcisi Dicle Canova'nın aktardıkları şöyle;
"Ankara başından itibaren bu çatışma ortamını kabul edilemez bulduğunu zaten çok net bir şekilde ifade etti. Şu anda da gelişmeler dikkatle ve yakından takip ediliyor. Bunun altını çizeyim. Cumhurbaşkanı Erdoğan devrede; diplomatik temaslarını sürdürüyor. Donald Trump’la görüştü. Bu önemli bir görüşmeydi. Dikkat çekici bir süreçte gerçekleşen bir görüşmeydi. Ardından bölgedeki etkili ülkelerin devlet başkanlarıyla da konuştu Cumhurbaşkanı Erdoğan.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da hem bölge ülkeleriyle hem de ilgili ülkelerin dışişleri bakanlarıyla görüşüyor. Bugün son olarak Bulgaristan, Azerbaycan, Fransa ve Ürdün dışişleri bakanlarıyla konuştu. Hakan Fidan, 7/24 esası üzerinden Ankara’nın diplomatik çabalarını sürdürüyor.
YENİ CEPHELER Mİ AÇILIYOR?
Bir an önce sükünetin hakim olması, belki yeniden müzakere masasına dönülmesi için çaba gösteriliyor. Ancak bir taraftan da bölgede çatışma ortamının tırmandırılması ve yeni cepheler açılması yönünde bazı taktikler gözlemleniyor. Bilhassa İsrail’in Lübnan’ı vurması, Lübnan’daki vekil güçler üzerinden İran’ın Güney Kıbrıs’taki İngiliz üslerini hedef alması ve İngiltere’nin daha önce Amerika’ya açmadığı üsleri bu girişimden sonra açmış olması… Dolayısıyla tüm bu gelişmeler dikkatle takip ediliyor ve not alınıyor.
"BÖLGE ÜLKELERİNİN İRAN’A KARŞILIK VERMEMİŞ OLMASI ÖNEMLİ
12 Gün Savaşları’ndan farklı olarak bu kez İran, bölge ülkelerindeki Amerikan üslerini de hedef alıyor. Bu da çatışmanın büyümesi, uzaması ve yeni cephelere yayılması riskini beraberinde getiriyor. Ancak Ankara’da dikkatle takip edilen bir başka nokta da henüz bölge ülkelerinin İran’a karşılık vermemiş olması. Bu da önemli bir not olarak düşülüyor.
MASA UMUDU VAR MI?
Henüz bir masa kurulması yönünde bir ışık yok, bunu söyleyebilirim. Şu aşamada belirsiz ve her ihtimale açık bir ortamdan söz ediliyor.
Şimdi İran’da bir rejim değişikliği amaçlanıyordu. Hamaney’in öldürülmesi sonrası böyle bir durum söz konusu olabilir mi? Ya da en azından bir yönetim değişikliği görebilir miyiz? Bu soruyu kaynaklara sordum.
İRAN’DA REJİM DEĞİŞİKLİĞİ İHTİMALİ
Ankara’da şu aşamada bir rejim değişikliği çok öngörülmüyor, bunun altını çizeyim. Bir halk ayaklanması organize etmeye yönelik girişimler var. Netanyahu ve Trump’ın İran halkına dönük çağrıları ortada. Ancak mevcut koşullarda, yani bu çatışma ortamında, İran’ı rejim değişikliğine götürecek bir halk hareketlenmesi de Ankara’da çok beklenmiyor.
İran görünen o ki sonuna kadar direnecek. Zaten bu çatışma ortamı da içeriği konsolide etmesi için önemli bir unsur olarak duruyor şu aşamada.
İkinci alternatif ise Hamaney sonrası uyumlu bir yeni liderin seçilmesi. Bu söz konusu olabilir mi? Mevcut koşullarda elbette İran’dan daha iyimser bir tutum beklenmeyebilir. Ancak yeni seçilecek rehber üzerinden İran’da bir takım esneklikler, daha ılımlı politikalar görür müyüz? İçeride Amerika ve İsrail’in etkisi bu noktada ne olur? Bu da Ankara tarafından takip edilen önemli başlıklardan biri.
"TÜRKİYE’YE DÖNÜK ŞU ANDA BİR RİSK YOK"
Ankara açısından tabloyu ortaya koymak gerekirse en önemli nokta şu: Türkiye’ye dönük şu anda bir risk olmadığının altı çiziliyor. Türkiye çatışmada taraf değil. Bunun özellikle vurgulandığını söyleyelim.
Türkiye’de herhangi bir ülkeye ait askerî üs bulunmadığı da yapılan tüm açıklamalarda ve konuştuğumuz kaynaklar tarafından özellikle dile getiriliyor. Hava, kara ve deniz sahasının tamamen Türkiye’nin egemenliği ve kontrolü altında olduğu ifade ediliyor.
Türkiye’de bir Amerikan üssünün vurulduğuna dair bazı iddialar ve haberler dolaşıma girdi. Buna da yalanlama geldi. İncirlik Üssü’nün bir Türk üssü olduğu vurgulanıyor.
NATO VE HAVA SAHASI TEDBİRLERİ
Öte yandan Türkiye bir NATO ülkesi. Bu nedenle NATO’ya ait AWACS uçakları bu süreçte uçuş yapıyor. Ancak bunun saldırı amaçlı olmadığı belirtiliyor. Kaynaklara göre bu uçuşlar, olası bir saldırıyı tespit etmeye yönelik erken ihbar sistemi kapsamında gerçekleştiriliyor.
Sınır hattı boyunca Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ait alarm reaksiyon uçakları da havada. Hava sahasını gözlemliyorlar ve olası bir müdahaleyi engellemeye yönelik görev yapıyorlar.
5 KRİTİK BAŞLIKTA ALARM DURUMU
1. aşamada NATO ülkesi olarak Türkiye’nin pozisyonu elbette diğer bölge ülkelerinden farklı. Bu da özellikle dile getiriliyor.
2. aşamada bir an önce çatışma ortamının sona erdirilerek masaya dönülmesi yönündeki girişimler sürdürülüyor.
3. aşamada sınır güvenliği var. Bu konuda gerekli önlemler alınıyor, art arda toplantılar yapılıyor.
4. aşamada bölgedeki Türk vatandaşlarının güvenliği ön planda. Bu konuda Dışişleri Bakanlığı, ilgili temsilcilikler üzerinden devrede.
5. aşamada ise olası ekonomik senaryolara karşı ön tedbirler görüşülüyor ve değerlendiriliyor.
Tüm bu başlıklarda Ankara’nın bir alarm reaksiyon durumunda olduğunu söyleyebilirim."
ABD-İsrail-İran savaşı üçüncü gününde! Netanyahu'nun ofisi vuruldu
İran-ABD-İsrail geriliminde 10 maddede savaşın geleceği! En şaşırtıcı hamle