Türkiye’nin rolü tatbikatta görüldü

Magazin

Moderator
6993989a0d5f87cad27093b2.jpg

Aydın Hasan - Bu yılın en geniş kapsam ve katılımlı fiilî tatbikatı olan Steadfast Dart-2026 NATO Tatbikatı, Almanya’nın millî “Northern Quadriga 2026” ve “Grand Quadriga” tatbikatları ile eş zamanlı olarak 8 Şubat’ta başladı. Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK); tatbikata Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ve Kara Kuvvetleri Komutanlığı unsurlarından oluşan 2 binin üzerinde personel ile katıldı.

Almanya’ya denizden ulaşan Anadolu Türk Deniz Görev Kuvveti; TCG Anadolu, TCG Derya, TCG İstanbul, TCG Kınalıada, amfibi çıkarma araçları, SAT-SAS timleri, bir Amfibi Deniz Piyade Taburu, dokuz genel maksat ve taarruz helikopteri, üç Bayraktar TB-3 SİHA ve toplam 1500 personelden oluşuyor. 66’ncı Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı’nın unsurlarının önemli bölümü ise Almanya’ya A-400M askerî nakliye uçakları ile intikal ettirildi. Türk askeri, tatbikatın ilgi odaklarından biri oldu.

Stratejik intikal

Güvenlik kaynaklarının yaptığı analize göre; günümüzde orduların etkinliği değerlendirilirken öne çıkan kavramlardan birini “stratejik intikal yeteneği” oluşturuyor. Stratejik intikal, bir devletin askeri birliklerini, araçlarını ve lojistik unsurlarını kendi topraklarından başka bir bölgeye planlı biçimde sevk edebilme kabiliyeti olarak tanımlanıyor.

NATO’nun Almanya’da düzenlediği Steadfast Dart 26, bu yeteneklerin sınandığı önemli bir platform niteliği taşıyor. Güvenlik kaynaklarına göre; Türkiye’nin yaklaşık 2 bin personelle tatbikata katılımının, başta ABD olmak üzere herhangi bir müttefikin yerini almak ya da bir güç boşluğunu doldurmak gibi bir anlamı bulunmuyor. Asıl amaç, Türkiye’nin kendi stratejik intikal kapasitesini denemesi, geliştirmesi ve ittifak içinde görünür kılması.

Kolaylaştırıcı unsur

Tatbikat, aynı zamanda Avrupa güvenlik mimarisinde lojistik hareket kabiliyetinin önemini de ortaya koyuyor. NATO açısından hızlı kuvvet aktarımı, birliklerin intikali kadar kıta içindeki ulaştırma hatlarının ve bağlantı noktalarının işlerliğini de test etmek anlamına geliyor. Türkiye ise coğrafi konumu, ulaştırma altyapısı ve operasyon tecrübesiyle bu hareket kabiliyetinin kolaylaştırıcı unsurlarından biri olarak öne çıkıyor.

699398c40d5f87cad27093bb.jpg


Türkiye’nin NATO’daki yeri

Tatbikat, TSK’nın Avrupa coğrafyasında hızlı konuşlanma kapasitesini sınamasına imkân verirken, Türkiye’nin NATO içindeki rolünün yalnızca bölgesel savunmayla sınırlı olmadığını da gösteriyor. Türkiye bu tabloda, ittifakın genel hareket kabiliyetine katkı sağlayan aktif ülkelerden biri olarak öne çıkıyor. Stratejik intikal yeteneği, modern savaş anlayışının merkezinde yer alıyor. Günümüzde güçlü olmak, o gücü gerektiğinde hızla konuşlandırabilmek ve sürdürebilmek anlamına geliyor. Türkiye’nin NATO tatbikatlarındaki varlığı da bu kapasitenin bir yansıması olarak görülüyor. Güç, sahip olunanla değil, harekete geçirilebilenle ölçülüyor; caydırıcılık da bu hız ve sürdürülebilirlik üzerine inşa ediliyor.

TÜRKİYE’NİN ÖNE ÇIKAN YÖNÜ

Teoriden uygulamaya


Tatbikatta Türkiye’nin öne çıkan yönünü, katılımın niteliği oluşturuyor. Bazı ülkeler daha çok karargâh unsurları veya sınırlı birlik katkısı verirken, Türkiye sahaya konuşlanabilen, görev icra edebilen birliklerle tatbikatta yer alıyor. Bu durum, Türkiye’nin tatbikattaki rolünü daha belirgin hale getiriyor. TSK, Kıbrıs Barış Harekâtı’ndan bu yana Irak’ın kuzeyi, Afganistan, Bosna-Hersek, Somali, Kosova, Katar, Libya ve Suriye’nin kuzeyi gibi farklı coğrafyalarda sınır ötesi veya deniz aşırı kuvvet aktarımı faaliyetlerinde bulundu. Farklı koşullarda yürütülen bu operasyonlar, TSK’ya önemli bir kuvvet sevk ve idame tecrübesi kazandırdı. Bu birikim, stratejik intikal kapasitesinin teorik bir planlama başlığı olmaktan çıkıp, uygulamada da geliştiğini gösteriyor.

Müşterek kapasite

Türkiye’nin kara, hava ve deniz ulaştırma unsurlarını müşterek biçimde kullanabilme kapasitesi de dikkati çekiyor. Türkiye’nin A-400M nakliye uçakları ile TCG Anadolu gibi platformlara sahip olması, stratejik intikal kapasitesinin kurumsal olarak güçlenmesi açısından önemli bir sıçrama anlamına geliyor. Özellikle deniz ulaştırmasının uzak coğrafyalara sürdürülebilir kuvvet aktarımındaki rolü dikkate alındığında, bu tür platformlar Türkiye’nin kriz bölgelerine erişim hızını ve operasyonel sürekliliğini artırıyor. Türkiye’nin tatbikatamilli sistemlerle katılması, stratejik intikal kapasitesinin artık yerli savunma altyapısıyla desteklendiğini de ortaya koydu.
 
Geri
Üst