İran'daki olumsuz senaryolara karşı Türkiye'nin seçenekleri neler? 'Sınırda planlar hazır'

697a1db40d5f87cad2703ad8.jpg

Oğuzcan Atış / Milliyet.com.tr – İran’da Aralık 2025’te başlayan protestolar, kısa süre içerisinde ülke geneline yayılmış; güvenlik güçlerinin ölümcül müdahalesinin ardından binlerce kişi hayatını kaybetmişti. ABD Başkanı Trump, yaşananların ardından ilk açıklamasında İran’a müdahale sinyali vermiş, daha sonra ise İran içindeki idamların durdurulduğunu söyleyerek durumu izlediklerini ifade etmişti. The Washington Post’a konuşan savunma kaynakları, ABD Başkanı Donald Trump ve danışmanlarının, İran'a yönelik olası askeri müdahaleyi değerlendirmeye devam ettiğini belirtmişti. Kaynaklara göre Trump, bu ayın başlarında İran'a yönelik saldırıları onaylamıştı, ancak 14 Ocak'ta bazı danışmanları ve Orta Doğulu liderler, ABD’nin bölgede yeteri kadar askeri güç bulundurmadığını ve bu sebeple İran’ın olası bir misillemesine karşı konulmasının zor olabileceği uyarısında bulununca bu fikirden vazgeçti. Orta Doğu bölgesine takviye savaş uçağı ve savaş gemilerinin gelmesiyle beraber gözler İran’a döndü.

697a1d430d5f87cad2703acd.jpg


Alıntı Metni

TÜRKİYE SINIRDA ÖNLEMLERİ ARTTIRDI

ABD’nin İran’a yönelik olası müdahalesinin Orta Doğu’da ciddi sorunlara yol açabileceğini düşünen çok sayıda ülkenin Trump’ı ikna etmeye çalıştığı gündeme gelmişti. Konu hakkında Al Jazeera’ya konuşan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İran’a yönelik müdahalenin yanlış olduğunu ifade ederek, İran'a saldırmak yanlıştır. Savaşı yeniden başlatmak yanlıştır. Siz müzakereye başladığınızda, İran nükleer dosya üzerinde yeniden müzakere etmeye hazır." diye konuştu. Fidan, “Amerikalılara her zaman tavsiyem şu oldu, İran'la dosyaları tek tek kapatın, nükleerle başlayın, kapatın, sonra diğerlerine geçin. Hepsini bir bütün içinde sunarsanız, İranlı dostlarımızın hazmetmesi ve işlemesi çok zor olur, hatta bazen küçük düşürücü görünebilir. Bunu sadece kendilerine değil, liderliğe de anlatmak çok zor olur. Eğer işleri daha tolere edilebilir hale getirebilirsek, bunun yardımcı olacağını düşünüyorum." ifadelerini kullandı. Dışişleri Bakanı Fidan, daha önce de Türkiye’nin İran'a yönelik her türlü yabancı müdahaleye karşı olduğunu belirterek, ABD hükümetini krizi diplomatik kanallar aracılığıyla çözmeye çağırmıştı.

697a1d650d5f87cad2703ad2.jpg


Bu bağlamda Türkiye, İran sınırındaki güvenlik önlemlerini de artırdı. Milli Savunma Bakanlığı, 15 Ocak’ta yaptığı haftalık bilgilendirme toplantısında, İran sınırında 203 elektro-optik, 43 asansörlü kule kurulumu ile 380 kilometre modüler beton duvar inşası ve 553 kilometrelik hendek kazma faaliyetlerinin tamamlandığını ifade etti. Yapılan toplantıda konuya ilişkin, “Hudutlarımızda teknolojik vasıtalarla desteklenmiş sınır fiziki güvenlik sistemi tesis edilmekte, ayrıca hudut birliklerimizin imkan ve kabiliyetleri sürekli olarak geliştirilerek alınan tedbirler artırılmaktadır. İran hudut hattı boyunca, 203 elektro-optik kule, 43 asansörlü kule kurulumu tamamlanmış, 380 kilometre Modüler Beton Duvar inşası ile 553 kilometrelik hendek kazma faaliyetlerimiz tamamlanmıştır. Mevcut hendeklerin geliştirilmesi ve engellik vasfının artırılması çalışmaları devam etmektedir. Hudut hattı ve yaklaşma istikametleri mevcut keşif ve gözetleme vasıtaları ile her türlü iklim ve arazi şartlarında 7/24 kesintisiz olarak gözetlenmektedir. Ayrıca, İHA/SİHA/İKU sistemleri ile 24 saat esasına göre bölgede keşif gözetleme amaçlı uçuşlar yapılmaktadır. Sınırlarımıza yönelik şu anda bir kitlesel göç tespiti olmamasına rağmen hudut hattında ilave tedbirler çalışılmış, ihtiyaç halinde bu tedbirler hayata geçirilecektir” bilgisi paylaşıldı.

Söz konusu gelişmelere ek olarakMiddle East Eye’da yer alan habere göre ise Ankara, ABD'nin İran'a yönelik bir saldırısı durumunda potansiyel mülteci dalgasını önlemek için planlar hazırlıyor.

‘MÜDAHALENİN MEVCUT YÖNETİMLE SINIRLI OLACAĞINI DÜŞÜNÜYORUM’

Türkiye-İran sınırının düz bir sınır olmadığını ifade ederek söze başlayan TASAM Başkan Yardımcısı Emekli Tuğgeneral Prof. Dr. Fahri Erenel, sınır hattında coğrafi yapı sebebiyle sınır kapılarının belirli bölgelerde bulunduğunu söyleyerek, Çok uzun ve dağlık bir sınırdan bahsediyoruz. İran sınırına duvarların çekildiğini ve sınır güvenliğini artıracak teknolojik önlemlerin alınmasına ilişkin çalışmalar var ve bu çalışmalar devam da ediyor. Böyle bir sınırda tampon bölge oluşturmaya çalışmak coğrafi yapı sebebiyle çok güçtür. Buna ek olarak, İran’da halihazırda ülkeye hakim olan bir yönetim mevcut, yani böyle bir durum bağımsız devlet anlayışına da aykırı bir adım olur. Olumsuz bir senaryo sonucunda yaşanabilecek bir göç dalgasının önüne geçebilmek adına Türkiye tamponu kendi sınırları içinde oluşturabilir ve bu bölgelerde kitlesel göçü kontrol edecek merkezler kurabilir. Bu senaryoda Türkiye daha önce Suriye sınırında elde ettiği tecrübeyi kullanarak böyle bir duruma karşı önlem alabilir. dedi.

697a1d960d5f87cad2703ad4.jpg


'TÜRKİYE TECRÜBELİDİR, TEDBİRİNİ ALIR'

Sözlerine "Bu noktada önemli olan, sınırın çok dağlık bir bölge olması sebebiyle legal değil illegal olan geçişlerin önlenebilmesidir. İHA sistemlerimiz ve sahip olduğumuz diğer teknolojilerle de bu duruma karşı tedbirler arttırılabilir" şeklinde devam eden Emekli Tuğgeneral Prof. Dr. Fahri Erenel, "İran’daki yönetimin devrildiği olası bir senaryoda, bu yönetimin destekçileri ortadan kalkmayacak; yani uzun süren bir iç hesaplaşma olabilir. Böyle bir durumda İran’ın iç sorunlarının Türkiye içerisine taşınmasının önüne geçebilmek oldukça önemlidir. Türkiye’de muhakkak tüm bu ihtimalleri düşünerek gerekli planlamaları yapmıştır” şeklinde konuştu.

İran’dan Türkiye’ye yönelik kitlesel bir göç ihtimalini zayıf gördüğünü ifade eden Emekli Tuğgeneral Prof. Dr. Fahri Erenel, “ABD’nin olası bir müdahalesinin rejim değişikliğiyle sınırlı olması halinde kitlesel göçler yaşanma ihtimalinin çok yüksek olduğunu düşünmüyorum. İşgal gibi durumlar bu durumu çok farklı yerlere götürür, ancak ben bunun olacağını da düşünmüyorum. Böyle bir hamle, ABD’nin Vietnam’dan daha ağır bir batağa saplanmasına neden olabilir. Yani olası bir müdahalenin sadece İran’daki mevcut rejime yönelik olabileceğini, bunun da büyük göçlere sebep olacağını düşünmüyorum. İran ve İsrail’in çatıştığı dönemde de sınırlarımızda ciddi bir yoğunluk yaşanmamıştı. Türkiye bu açıdan tecrübeli bir ülkedir ve oluşabilecek durumlara karşı da tedbirini alır” dedi.
 
Geri
Üst