Suriye’de 15 günlük ateşkesin şifresi! DEAŞ mahkumları nereye gidecek? Dicle Canova aktardı

69771c2a2f3815012603ed79.jpg

Suriye’de cumartesi akşamı saat 20.00’de sona eren ateşkes 15 gün daha uzatıldı. Peki, 15 günlük ateşkeste ne olacak?
Ankara'da son duruma ilişkin neler konuşuluyor? CNN Türk Ankara temsilcisi Dicle Canova, arka plan detaylarını aktardı.

Milyonlarca vatandaş zamlı aylığını bekliyor! En düşük emekli maaşında fark bu hafta yatar mı?

ANKARA’DA 'DURUM MUHAKEMESİ' VURGUSU

"Aslında 15 gün değil, bir hafta üzerinden ilk başta konuşulmuş. Ancak Amerika, malum, oradaki bazı DEAŞ mahkumlarını Irak’a taşıyor. 7 bin gibi bir rakamdan bahsediliyor bu taşınan mahkumlarla ilgili. Dolayısıyla bir haftalık süre yetmez, 15 gün olsun şeklinde bir iyi niyet gösteriliyor Amerika’nın oradaki mahkumları taşıması için. Benim Ankara’da çeşitli kaynaklardan tuttuğum nabız sonucu şunu söyleyebilirim: Tek sebep bu değil. Bu 15 günlük ateşkes sürecinde bir yandan da bir durum muhakemesi yapılacak deniyor Ankara’daki kaynaklar.

Malum biliyorsun, Suriye ordusunun ilerleyişiyle YPG şu anda Ayn el Arab ve Kamışlı bölgesinde sıkışmış vaziyette. Şimdi buraların sosyolojik bir gerçekliği de söz konusu. Dolayısıyla nasıl bir değerlendirme olacak, buralarda nasıl bir formül bulunacak? Bunlar üzerinde bu 15 günlük sürede biraz daha kafa yorulacak, öyle görülüyor, değerlendirmeler yapılacak.

"YPG’NİN TAVRI SÜRECİ BELİRLEYECEK"

Burada YPG’nin tavrı çok önemli olacak, mesajları da veriliyor. Yani ayak mı diretecek yoksa 18 Ocak’taki mutabakata uyacak mı? Bundan sonraki süreci biraz da o şekillendirecek. Şimdi konuştuğum kaynaklar, bu 15 günlük süreden her iki tarafın beklentisinin de ayrı olduğu tespitlerini yapıyor. YPG açısından uluslararası destek arayışına girebileceği öngörüsü var Ankara’da. Zaten yaptıkları açıklamalarda da işte “garantör devletleri göreve davet ettiler” tırnak içerisinde. Bu da çok anlaşılamadı açıkçası. Suriye’de garantör devlet yok. Acaba kimleri göreve davet ediyorlar diye konuşuluyor.

YPG’NİN ULUSLARARASI DESTEK ARAYIŞI

Ama diğer yandan YPG, Amerika, İsrail, Avrupa içindeki kendi lobilerini de harekete geçirmeye çalışabilir bu 15 günlük sürede. Bunlar da öngörülüyor. Fakat bu girişimlerinin arzu ettikleri sonucu beraberinde getirmeyeceğine net olarak bakılıyor. Zaten burada ana muhatap Amerika, biliyorsun. Ve gerek Amerikan Başkanı gerek Suriye Özel Temsilcileri Barak çok net açıklamalarda bulundular. “SDG ile iş birliği bitmiştir” dediler. Dolayısıyla kaynaklar, YPG’nin bu girişimlerinde sonuç getirmeyeceği görüşünde.

SAHADA GERGİNLİK DEVAM EDİYOR

Ama halen direnme amaçlı hareket ettiği haberleri de yansıyor zaten. Yani birçok noktada tahkimat yaptıkları, hâlâ zaman zaman saldırılar düzenledikleri, gerek sivil halka gerek oradaki Suriye güvenlik güçlerine dönük. Bunlar gözlemleniyor ve haberleri de yansıyor. Hatta YPG’nin Suriye hükümetinden Deyrizor ve Rakka konusunda bir talepte bulunduğu da yansıyor. Yani buraların tekrar iade edilmesini istedikleri söyleniyor. Bunu da sordum Ankara’daki kaynaklara. “İmkânsız” diyorlar. Yani orada artık yeni yönetim kaymakam atadı, emniyet müdürü atadı. Yani bu saatten sonra Rakka ve Deyrizor’da geri dönüş olmaz deniyor.

Ama bu 15 günlük süreyi Suriye yönetimi de elbette kendi açısından değerlendirecek. Orada da işte bugüne kadar ilerledikleri noktalarda güvenliğin sağlanması, kontrolün tam olarak ele geçirilmesi ve oradaki göç etmiş halk varsa geri dönüşünün sağlanması gibi birtakım hazırlıklar söz konusu. Ayrıca Ayn el Arab ve Kamışlı konusunda da dediğim gibi bir durum değerlendirmesi olacak. Öyle görünüyor. Yani ilk aşamada ama oradaki YPG unsurlarının silah bırakmaları sağlanacak deniyor. Sonrasında nasıl bir değerlendirme olacak, ona bakılacak.

ANKARA 'YERİNDEN YÖNETİME' HAYIR DEDİ

Şimdi bu arada da birçok ses yükseliyordu. Burada yerinden yönetim olabilir diye. Bunu da merak ettim, sordum. Yani bir yerinden yönetim hakkı verilebilir mi diye. Ankara’daki kaynaklar “hayır” dedi. Yani doğrudan bir yerinden yönetim hakkı olmayacak, öyle görünüyor. Ama bir ara formül arayışı da var. Bunu da anlıyoruz. Zaten bazı açılımlar sağlandı. İşte yerel polis gücü olsun, Kürt vali atanması, kurucu mecliste temsil edilmeleri ve idari birtakım pozisyonlar gibi gibi. Nitekim Mazlum Abdi de bir liste vermiş vaziyette.

Ama tüm bunlara rağmen yine de YPG direnmeye devam ederse, 15 günün sonunda Suriye ordusu da kaldığı yerden devam eder mesajları veriliyor. Yani aslında 15 gün sonra savaş mı barış mı, bunun yanıtı YPG’nin tavrı ve tutumu. Zaten orada işte Irak yönetiminden de bunları hapishanelerine kabul etmesi ve yargılaması talep edilmişti. Irak ancak kendi vatandaşlarını yargılayabilecek. Dolayısıyla çoğunun Iraklı olduğunu söylemek mümkün. Ama aralarında Amerika’nın çok önem verdiği ve muhakkak kontrol altında tutulması gerektiğini düşündüğü bazı isimler olduğu da vurgulanıyor.

DAEŞ MAHKUMLARI VE HAPİSHANELER

Şimdi bu DEAŞ hapishanelerinin 20 kadar DEAŞ hapishanesi var Suriye’de. Bir kısmı zaten şu anda mevcutta Suriye yönetiminin kontrolü altında. Dördü öyle. Bir de El Hol kampı var. O da Suriye yönetiminin kontrolüne geçmiş vaziyette. Buralar boşaltılmayacak ama diğerleri kısmen boşaltılabilir deniyor.

DEAŞ militanlarının birçoğu farklı ülkelerden. Bunlar hep konuşuldu zamanında. Yani sadece Iraklı yok içlerinde. İşte Faslı var, Özbekistanlı var, Avrupalı var, bazıları Türk. Dolayısıyla aslında kaynaklar diyor ki Ankara’da, bunun ideal olanı kendi ülkelerine gitmeleri. Ama hiçbir ülke kolay kolay bunları kabul etmiyor. Buradan bir sonuç almak çok mümkün gibi durmuyor.

DEAŞ HAPİSLERİ İÇİN TEKNİK DESTEK-EĞİTİM VERİLMESİ GÜNDEMDE

Öncelikle bu militanların elinde bir pasaport yok. Kimin hangi ülke vatandaşı olduğuna ilişkin bir kimlik tespit süreci gerekecek önce. Kimlikleri tespit edilecek sonra. Yani kısa sürede olacak bir şey değil. Bu noktada o hapishanelerin güvenliğinin sağlanması konusu önemli. İşte bu konu üzerinde bir değerlendirme de yapılacak. Peki, Türkiye hapishanelerin güvenliğine katkı verir mi? Kaynaklar, "Bu mümkün" diyor ama Türk askerinin gidip orada güvenliği sağlaması değil bahsedilen. Suriye'ye gerekli teknik destek verilebilir, cezaevi yönetimi konusunda eğitim ve tecrübeler aktarılabilir. Artık oralar da bir ceza tevkif evine dönüşecek zamanla. Dolayısıyla içeride gardiyan, dışarıda kolluk şeklinde bir düzenek sağlanacağından söz ediliyor. Belki ilk etapta gardiyan ve jandarma ekipleri birlikte çalışıp eğitim süreci yaşanabilir ama sonrasında tamamen Suriye'nin kontrolüne kalacak.

TÜRKİYE’NİN TUTUMU

Türk olanları Türkiye kabul eder mi? Zaten başından itibaren Türkiye bunu savunuyordu. “Herkes kendi vatandaşını alsın” diye. Türkiye bunu yapabilir deniyor. Ama bunun için de zamana ihtiyaç olduğunun altı çiziliyor.

Yani bir kimlik tespiti yapılması gerekecek. Kim, hangi ülke vatandaşı, nereden gelmiş? Dolayısıyla bu bir zaman alacak diyorlar. Ama günün sonunda orada kontrol, netice itibariyle Suriye tarafından sağlanacak."

Bağcılar’da facia: Aynı evde 3 kişi hayatını kaybetti! Ekipler eve balkondan girdi
 
Geri
Üst