Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'dan Yunan gazeteciye Netanyahu yanıtı! 'Belki oraya gelir'

Otomobil

Moderator
6968b6e46a0bd4cd2508a6da.jpg

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İstanbul’da düzenlenen yıllık değerlendirme toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "SDG meselesi ise yine Suriye, Türkiye ve bölgemizin geri kalanı için bir sorun olmaya devam ediyor. İnşallah bu yıl bu sorun da çözülür. Türkiye olarak bu husustaki kararlı ve net politikamızı 2026 yılında da sürdüreceğiz." dedi.

Fidan, Türkiye'de yerleşik ulusal ve uluslararası medya kuruluşlarının temsilcileriyle İstanbul'daki otelde bir araya gelerek bilgilendirme toplantısı düzenledi.

Uluslararası sistemin içinde bulunduğu tıkanmışlığın 2025'te daha ileri boyuta taşındığına ve bu tıkanmışlığın adeta kanıksandığına şahit olunduğunu belirten Fidan, "Geçtiğimiz sene küresel düzenin temelini oluşturan kurallar manzumesi, onarılması güç bir tahribata uğradı. İnsanlığın ortak vicdanında derin yaralar açan krizler, art arda yaşanmaya başlandı. Bu durum karşısında devletlerin mevcut ittifak ilişkilerini sorguladıklarını ve yeni yapılar tesis etme arayışına girdiklerini gördük." değerlendirmesinde bulundu.

6968c59a6a0bd4cd2508a729.jpg


'2025 TÜRK DIŞ POLİTİKASI AÇISINDAN SON DERECE YOĞUN GEÇTİ'

Fidan, çatışmalar, ekonomik dalgalanmalar ve teknolojik dönüşümlerin, ülkelerin önceliklerini, yeteneklerini ve stratejilerini gözden geçirmelerine sebep olduğunu ifade ederek, "Öte yandan sorumluluk ve irade sahibi ülkeler açısından diplomasi, sorunların barışçıl çözümü yönünde yegane araç olarak öne çıktı. Tüm bu sebeplerle 2025 senesi, uluslararası sistemde kalıcı izler bırakan ve Türk dış politikası açısından son derece yoğun geçen bir yıl oldu." diye konuştu.

Gazze'de yaşanan soykırımın, uluslararası hukuk ve insani değerler bakımından 2025'in en ağır ve öncelikli gündem maddesini teşkil ettiğini vurgulayan Fidan, sözlerini şöyle sürdürdü:

Alıntı Metni

Fidan, Türkiye olarak ateşkesin kalıcı barışa dönüşmesi, Gazze'nin yeniden imarı ve Filistinlilerin kendi devletlerinin çatısı altında barış ve huzur içinde yaşayabilmeleri amacıyla çalışmaya devam edeceklerini vurguladı.

6968c54d6a0bd4cd2508a723.jpg


"BARIŞIN TESİSİ YÖNÜNDE ADIMLAR ATILMASINI SAĞLAMAK İÇİN YOĞUN ÇABA GÖSTERDİK"

Rusya-Ukrayna Savaşı'nın, transatlantik ilişkilerden Avrupa'nın kimliğine ve güvenlik mimarisine kadar pek çok konunun alışılagelmiş kalıplarının sorgulandığı tartışmaları da beraberinde getirdiğine işaret eden Fidan, "Türkiye olarak diplomatik kanalları açık tutmak ve barışın tesisi yönünde adımlar atılmasını sağlamak için başta Cumhurbaşkanı'mız olmak üzere çok yoğun çaba gösterdik." ifadesini kullandı.

Fidan, 2026'da savaşın sona erdirilmesi konusundaki gayretlerin, ideal ile gerçekçi çözüm arasındaki farkı kapatmaya odaklanacağına dikkati çekerek, "Avrupa güvenlik mimarisi bağlamında başlayan tartışmaların ise daha uzun yıllar ana gündem maddelerimizden birini teşkil edeceğini şimdiden öngörmek mümkün." dedi.

6968c9966a0bd4cd2508a72f.jpg


'İSRAİL'İN BÖL-PARÇALA-YÖNET POLİTİKASI'

Suriye'nin içinden geçtiği büyük dönüşüm ve uluslararası topluma entegrasyonunun 2025'in olumlu gelişmelerinden birini teşkil ettiğinin altını çizen Fidan, şunları kaydetti:

Alıntı Metni

İsrail'in Suriye, İran ve Lübnan gibi ülkeleri hedef alan saldırılarının arttığının ve Somaliland'den İran'a uzanan geniş coğrafyadaki "böl-parçala-yönet" faaliyetlerinin yoğunlaştığına şahit olunduğunun altını çizen Fidan, "Bu politika, İsrail'in komşu ülkeleri istikrarsızlaştırarak kendi güvenliğini sağlayabileceği illüzyonuna dayanmaktadır. Söz konusu zihniyetin sadece bölge ülkeleri için değil küresel düzeyde bir tehdide dönüşmekte olduğuna her fırsatta dikkat çekiyoruz." diye konuştu.

'TEMENNİMİZ 10 MART MUTABAKATI'NIN UYGULANMASI'

Olumlu bir aşamaya geliyoruz, ama riskler ortada, İsrail'in niyeti de ortada. Bunu çözmede, sınırların neler olduğunu biliriz. 4 ülkede iddiası olan, örgütlenmesi olan ve eylemi olan bir örgütün Suriye'deki uzantısının adının SDG/YPG olması çok büyük bir gerçeklik. SDG adına kim görüşmeye giderse gitsin Kandil'den onay almadan bunun hayata geçmeyeceğinin herkes bilincinde. İşler zora da girse, temennimiz bir an önce 10 Mart Mutabakatı'nın uygulanarak ülkede istikrarın tamamlanması

"BÖLGEMİZ İÇİN BARIŞ, İSTİKRAR VE REFAH ÜRETMEK, ÖNCELİĞİMİZ OLMAYA DEVAM EDECEK"

Fidan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğindeki dış politikanın 2025'te etkin ve pratik sonuçlar ürettiğinin ortada olduğunu vurgulayarak, şöyle konuştu:

Alıntı Metni

Fidan, Afrika ülkeleri ile ilişkilere de özel emek sarf edildiğini belirterek, "Rusya-Ukrayna, Etiyopya-Somali ve Pakistan-Afganistan arasında arabuluculuk faaliyetleri yürüttük. Ülkemize savunma sanayisi konusunda uygulanan yaptırımların büyük oranda kaldırılmasını sağladık. Ekonomik konulara, küresel ve ikili ticari ilişkilerimize özel önem atfettik. Enerji ve bağlantısallık konularında diğer kurumlarımızla beraber kapsamlı ve kapsayıcı projeler ürettik." bilgisini paylaştı.

Artık hiçbir ülkenin dış politikasını önceden belirlenmiş şablonlara göre yürütecek durumda olmadığını ifade eden Fidan, "Çünkü belirsizlik, artık daimi hale gelmiş durumda. Bugünün uluslararası ortamı, kuralların aşındığı, güç dengelerinin yeniden şekillendiği ve ancak vizyoner liderlerin yön verebileceği bir yapıya evrilmektedir. İttifakları doğru kurmak, menfaatleri doğru tanımlamak ve araçları ustalıkla kullanmak zorundayız. Türkiye, Sayın Cumhurbaşkanı'mızın liderliğinde bu dönemde belirleyici bir rol oynama kapasitesine sahiptir ve bu rolü oynamaya da devam edecektir." diye konuştu.

'TÜRKİYE ÖNEMLİ ZİRVELERE EV SAHİPLİĞİ YAPACAK'

Fidan, Türkiye'nin kriz anlarında tavsiyesi aranan, arabuluculuğu ve katkısı talep edilen konuma gelmesinin, hem devlet aklının hem de liderliğin uzun yıllara yayılan birikiminin sonucu olduğuna işaret ederek, "2026 yılında da yoğun bir takvim bizi bekliyor. Yeni yılda dış politika önceliklerimizi hassasiyetle takip etmeye devam edeceğiz. NATO Zirvesi'ne, Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi'ne ve BM İklim Değişikliği Zirvesi'ne inşallah bu yıl ev sahipliği yapacağız." ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin, ideal ile gerçeklik, değerler ile menfaatler arasındaki dengeyi gözeterek ilkeli duruşuyla, kararlılıkla, öz güvenle ve kesintisiz çabayla yoluna devam edeceğini vurgulayan Fidan, "Bu anlayış temelinde, 2026 yılında da Balkanlar'dan Latin Amerika'ya, Orta Asya'dan Doğu Akdeniz'e uzanan geniş coğrafyada inisiyatif almayı ve sorunlara çözüm üretmeyi sürdüreceğiz. Bölgemiz için barış, istikrar ve refah üretmek, önceliğimiz olmaya devam edecek." dedi.

6968c9b06a0bd4cd2508a731.jpg


F-35 KONUSU

F-35 konusuna gelince; biliyorsunuz bu aslında CAATSA'nın uygulanmasının neticesinde ortaya çıkan bir sorun. Yani biz olaya sadece F-35 açısından bakmıyoruz. CAATSA'nın genel olarak ortadan kaldırılması konusunda yürütülen diplomatik çalışmalarımız var.

İki lider; New York sonrası Cumhurbaşkanımız Washington'u ziyaret ettiğinde geçtiğimiz yıl Eylül ayında, 25 Eylül'de aslında Sayın Trump'la Sayın Erdoğan arasında varılan mutabakat sonucunda bu sorunun da diğer sorunlar gibi iki ülke gündeminden çıkması konusunda bir irade oluştu. Bunu daha önce de ifade etmiştim.

Şimdi bu iradenin, iki taraflı iradenin hayata geçmesindeki teknik zorlukların, problemlerin ortadan kaldırılması için çalışıyoruz. Bu irade burada mevcut. Biz bunu inşallah bu sene CAATSA'nın kalktığına şahit oluruz, sizin dediğiniz F-35 ve diğer başka konular da hayata geçer.

SUUDİ ARABİSTAN VE MISIRLA GÜVENLİK İTTİFAKI KURULABİLİR Mİ?

Biz bölgedeki istikrarın, bölgedeki ülkelerin bir araya gelmesinden geçtiğini söylüyoruz. Bölgenin kronik sorunlarını incelediğinizde, bölge ülkelerinin birbirine güvenmemesi nedeniyle aralarında sorunlar olduğunu, dışardan hegamon geldiğini ya da terör örgütleri nedeniyle iç savaşlar çıktığını hep gördük. Bunları görüyoruz, analiz ediyoruz. Şöyle bir önermemiz var; Bölge ülkelerinin hepsi bir araya gelerek... Önceden ekonomiden güvenliğe geçelim olurdu... Güvenlik konusunda bir iş birliğinin, bir platformun oluşturulması gerekiyor. Bu dışarısı için değil, bölge ülkelerinin birbirinin güvenliğine taahhütte bulunmaları gerekiyor. Bölge ülkelerinin hepsi birbirinden emin olduktan sonra sorunun yüzde 80'i çözülmüş oluyor. Körfez ülkeleri, diğer ülkeler birbirinden emin olmalı. Bir platformun ortaya çıkmasından sonra sorunun büyük oranda çözüleceğine inanıyorum. An itibarıyla görüşmeler var ama henüz bir anlaşmaya imza atmış değiliz.

Küresel nükleer konuda da sorunların hiç fırsat kaybetmeden çözülmesi gerekiyor. İran'ın büyük bir halkı var, yaşama katılma arzusu son derece yüksek bir halkı var. Bunları belli konulardan mahrum ederseniz ortaya böyle sıkıntılar çıkıyor. İnsanların karşılaştıkları ekonomik ve diğer güçlüklerle ilgili rejime karşı başkaldırı gibi görülmesi gri bir alan olmuş oluyor. Var olan politikaların ortaya koyduğu ekonomik zorluklar sıkıntı doğuruyor.

6968c59a6a0bd4cd2508a729.jpg


'İRAN'A MÜDAHELE OLMASINI İSTEMİYORUZ'

Biz burada (İran) bir müdahale olmasını istemiyoruz ama Trump politikalarına baktığı zaman karadan güç kullandığını görmedik. Ben askeri strateji arasından o konuları çok fazla gündeme getireceğini düşünmüyorum.

EGE SORUNU

Ege sorununu kalıcı olarak çözelim. Yunanistan ve Türkiye'nin milli menfaatini esas alarak bu konunun tartışılması gerekiyor.

TRIPP (ZENGEZUR KORİDORU) HAKKINDA

Cumhurbaşkanımıza bu konuda bilgi verdik. Bizim amacımız şu, biz Azerbaycan ve Ermenistan arasında paraflara atılmış anlaşmanın nihai yola gelmesi ve Türkiye-Ermenistan normalleşmesinin sağlanarak bir an önce artık yolumuza bölgede istikrar ve refahla devam edelim. Üç ülkede de siyasal liderlik iradesi var. Ermenistan'ın yapması gereken birkaç konu var. Biz sayın Paşinyan'ı şu anda komuoyu yoklamalarında oradaki gelecek seçimde önde gittiğini görüyoruz. İran için Trump'ın deklare ettiği vergi gümrükler vergileri haberi ile ilgili biz Abu Dhabi'deydik. Bu bir deklarasyon, bir karar ya da hangi ülkeler nasıl etkilenecek bir çalışma yapılmış değil. Başka bir şey yok. Ortada somut bir başkanlık kararı yok.

6968c4266a0bd4cd2508a71d.jpg


YUNAN GAZETECİYE NETANYAHU YANITI: BELKİ ORAYA GELİR

Yunan gazetecinin "ABD'li haber ajanslarının aktardığına göre Amerikan yetkililer, Washington'ın Türkiye ile İsrail'in yeniden ikili ilişkileri kurmasını istediğini dile getiriyor. Türkiye bu hususta ne düşünüyor ve buna hazır mı? Evetse ne koşullar altında olacak?" sorusuna Fidan, "Bu konuda Cumhurbaşkanımızın iradesi ve vizyonu son derece net. Biz İsrail'i çok uzun yıllar önce tanımış bir ülkeyiz. Şu anda İsraille biz neden ilişki ve ticareti kesiyoruz? Bunu defalarca söyledik. 7 Ekim'den sonra başlattıkları soykırım... Bundan dolayı biz ilişkileri bu noktaya getirdik. İsraillerin Filistinililere yönelik baskı ve zulmü durduğu zaman, Türkiye'nin de kendi ilişkilerinde bir normalleşme arayışında bir sıkıntı olmaz. Ama bölgesel politikaları bu şekilde devam ettiği sürece, şu anda uçaklardan atılan bomba yoluyla, her gün ekranlarda ölen çocukları, kadınları görüyoruz. Bunlar olduğu sürece, birçok ülkenin İsraille ilişkilerin normalleşmesi mümkün değil. Yunanistan Başbakanı dışında herhangi bir başbakanın Tel Aviv'e gidip poz verdiğini görmüyorsunuz. Kimse gitmiyor. Niye gitmiyor? Avrupalı liderler biliyor ki bugünlerde onunla resim vermek bugünlerde hoş olan bir şey değil. Kendisi de (Netanyahu) bir yere gidemiyor. Belki Yunanistan'a gidebilir." ifadeleriyle cevap verdi.

Son dakika... Ünlülere uyuşturucu soruşturmasında yeni dalga: Voleybolcu Derya Çayırgan dahil 19 kişiye gözaltı
Trump'ın İran için yol haritası ortaya çıktı! Şok talimat: 'Tek vuruşta bitirin'
 
Geri
Üst