Haberler
Moderator
Van YYÜ, Maden Tetkik ve Arama, AFAD ve Belediyeler Birliği işbirliğinde hazırlanan ve TÜBİTAK'tan 8,5 milyon lira destek almaya hak kazanan "Türkiye Diri Faylarının Paleosismolojik Özelliklerinin Belirlenmesi: Yüksekova-Şemdinli Fay Zonu, Başkale, Erciş ve Tutak Fayı Projesi" kapsamında geçen yıl başlatılan çalışmalar sürüyor.
Prof. Dr. Selçuk, Van YYÜ Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Uygulamalı Jeoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Levent Selçuk ve Van YYÜ Güvenlik Meslek Yüksekokulu Acil Durum ve Afet Yönetimi Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Sacit Mutlu'dan oluşan araştırma ekibinin gözetiminde, deprem riski olduğu değerlendirilen Erciş'teki fay hattının geçtiği bölgede kazı yapılıyor.
Güzergahta açılan 30 metre uzunluğunda, 3 metre genişliğinde ve 4 metre derinliğindeki çukurlarda, eski deprem izlerinin belirlenmesi ve tarihlendirilmesi için veriler toplanıyor.
Yıl sonunda tamamlanması planlanan çalışmada, Van'daki Başkale ve Erciş fay zonunun yanı sıra Hakkari'deki Yüksekova ve Şemdinli, Ağrı'daki Tutak faylarının karakteristik özelliklerinin ve deprem tekrarlanma aralıklarının belirlenmesi amaçlanıyor.
Gözler Marmara'daki sismik boşlukta: Saatte 4 deprem
"AÇTIĞIMIZ 4 HENDEKTE 3 OLAY SEVİYESİ BELİRLEDİK"
Prof. Dr. Azad Sağlam Selçuk, AA muhabirine, proje kapsamında Hakkari'deki Yüksekova ve Şemdinli fay hattı ile Türkiye-İran sınırında deprem üretme potansiyeli olan Başkale ilçesindeki fay hattı üzerinde kazı çalışmalarını tamamladıklarını söyledi.
Erciş'te 1646'da depreme neden olan fay hattı üzerinde çalışma yürüttüklerini belirten Selçuk, şunları kaydetti:
"Bu depremde yaklaşık 192 yerleşim yeri hasar görüyor, 20 can kaybı yaşanıyor, çok sayıda büyük ve küçükbaş hayvan telef oluyor. Erciş fayı, ilçenin güneydoğusundan Karahan beldesinden başlayarak Koçpınar Barajı'na kadar devam ediyor. Yaptığımız çalışmalarda Ulupamir Mahallesi'ne kadar devam ettiğini gördük. Fay hattı üzerinde dronla uçuşlar gerçekleştirdik. 1/1000'lik ve 1/5000'lik haritalama çalışmalarımızın ardından kazı çalışmaları yaptık. Açtığımız 4 hendekte 3 olay seviyesi belirledik. Erciş fayı, bölgemizde yüzey kırığı oluşturan 3 yıkıcı deprem üretmiş. Çalışmamızın sonucunda bölge içinde en son 7 ve üzeri yüzey kırığı oluşturan depremlerin ne zaman meydana geldiğini, deprem tekrarlanma aralıklarını yani kaç yılda bir büyük depremlerin meydana geldiğini belirlemiş olacağız."
İlginizi Çekebilir
"ERCİŞ FAYININ İZİNİ TAKİP EDİYORUZ"
Çalışmaların temel amacının bölgedeki diri fayların deprem üretme potansiyellerini ortaya çıkarmak olduğunu vurgulayan Selçuk, "Bunlar sadece bilimsel bir çalışma olarak kalmayacak. Çalışmanın sonuçları ilgili kurumlarla paylaşılacak. Özellikle belediyelerin imar çalışmalarında kullanılacak. AFAD'ın afet risklerinin azaltılması çalışmalarında tabanlık oluşturulacak. Çalışmalar bu anlamda çok önemli." diye konuştu.
Van'da 2011'de meydana gelen depremin en fazla Erciş'i etkilediğini belirten Selçuk, "İlçenin neredeyse yüzde 70'i yıkıma uğradı. Bu yüzden çalışmamızın büyük öneme sahip olduğunu düşünüyoruz. Erciş fayının izini takip ediyoruz. O izlerin en son kestiği yerlerden örnekler alıyoruz. Bu örnekleri TÜBİTAK'ta gönderiyoruz. Karbon 14 yaşlandırmaları yapılıyor." dedi.
Fay hattıyla ilgili bilimsel verilere ulaşmayı amaçladıklarını dile getiren Selçuk, bu bilgileri verdi:
Alıntı Metni
"BİLİMSEL ÇALIŞMALARA DESTEK VERİYORUZ"
Van YYÜ Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Şevli ise kentte 14 yıl önce meydana gelen ve büyük yıkıma yol açan 7,2 ve 5,6 büyüklüğündeki depremlerde 644 kişinin hayatını kaybettiğini anımsattı.
Depremlerde çok büyük hasarın meydana geldiğini anlatan Şevli, şunları kaydetti:
Alıntı Metni
Şevli, deprem kaynaklı acıların bir daha yaşanmaması için yürütülen tüm bilimsel çalışmalara destek vermeye devam edeceklerini söyledi.
Türkiye'nin deprem kuşağında yer aldığına işaret eden Şevli, "Yaptığımız bilimsel çalışmalarla diri fayların deprem üretme potansiyeli ortaya çıkacak. Çalışmalarımız depremlere daha dayanıklı yapıların inşasına katkı sağlayacak." dedi.